Infectiousness türkçesi Infectiousness nedir

  • Enfeksiyozite.
  • [#etki Etkileme].
  • İnfeksiyözlük.
  • Bulaşıcılık.

Infectiousness ingilizcede ne demek, Infectiousness nerede nasıl kullanılır?

Infectious abortion : İnfeksiyöz abortus. Özel etkenler tarafından meydana getirilen brucellosis, vibriosis gibi salgın yavru atmalar, enfeksiyoz abortus. Enfeksiyöz yavru atma.

Infectious abortus : Enfeksiyöz abortus. Enfeksiyöz yavru atma.

Infectious avian nephrosis : Kanatlıların enfeksiyöz nefrozisi. Enfeksiyöz bursal hastalık.

Infectious avian synoviti : Etlik piliç ve hindi palazlarının mycoplasma synovia’ya bağlı olarak oluşan eksudatif sinovitis, bursitis ve tendosinovitisle belirgin bulaşıcı hastalığı, enfeksiyöz kanatlı sinovitisi. Kanatlıların enfeksiyöz sinovitisi.

Infectious avian synovitis : Enfeksiyöz kanatlı sinovitisi. Kanatlıların enfeksiyöz sinovitisi.

Infectious bronchitis : Enfeksiyöz bronşit. Tavuklarda, burun akıntısı, normal dışı solunum sesleri, öksürük, yumurtada biçim bozuklukları, interstisyel böbrek yangısı ve yumurta kanalı yangısıyla belirgin, çok bulaşıcı ve akut seyirli bir koronavirüs enfeksiyonu, solunum güçlüğü hastalığı, kanatlı enfeksiyöz bronşiti.

Infectious bulbar paraylsis : Enfeksiyöz bulbar paralizis. Yalancı kuduz.

Infectious bursitis : Enfeksiyöz bursitis. Enfeksiyöz bursal hastalık.

 

Infectious coryza : Bulaşıcı koriza. Kanatlı nezlesi. Enfeksiyöz koriza. Tavuklarda haemophilus paragallinarum’un neden olduğu akut bir solunum yolu hastalığı.

Infectious diseae : Enfeksiyöz hastalık. Bulaşıcı hastalık.

İngilizce Infectiousness Türkçe anlamı, Infectiousness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infectiousness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leaven : Mayalama. Hamur mayası. Bozmak. Etki. Maya ihtiva eden hamur. Mayalamak. Kabarma (hamur). Mayalandırmak. Maya.

Communicableness : İfade edilebilirlik. Bildirilebilme. Söylenebilirlik. İletilebilirlik. Konuşkanlık. İletişim kurma isteği.

Biasing : Aleyhte etkilemek. Etki altında bırakmak. Aklını çelmek. Önyargılı davranmasına neden olmak.

Actions : Amel. İcraat. Dava. Olayların gelişimi. Eylemler. Etki. Eylem. Çalışma. Hareket. Faaliyet.

Leavening : Mayalama. Mayalanma. Parlak. Kabartma (hamur). Değiştirme.

Affection : Meyil. Düşkünlük. Sevgi. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Duygulanım. Duygusal yakınlık. Alaka. Eğilim.

Affecting : Derinden etkileyici. Etkileyen. Taklitçi. Etkileyici. Duygulandırma. Dokunaklı. Numaracı. Yapmacıklı.

Leavens : Hamur. Mayalama. Mayalandırmak. Maya ihtiva eden hamur. Mayalı hamur. Hamur mayası. Etki. Kabarma (hamur). Mayalamak.

Impact : Şok. Etki. Tesir. Çarpma şiddeti. Güçlü etki. Darbe. Çarpışan ilki nesneden birinin ya da ikisinin birden hızlarını değiştiren etkileşim. Sıkıştırmak. Çarpışma.

 

Effectuating : Oluşturmak. Gerçekleştirmek. Sonuç verme. Meydana getirmek. Yerine getirme. Tesir etme. Üretme.

Infectiousness synonyms : influencing, action, effecting, impingements, impingement, coaction, contagiousness.

Infectiousness ingilizce tanımı, definition of Infectiousness

Infectiousness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality of being infectious.