Leaven türkçesi Leaven nedir

  • Maya ihtiva eden hamur.
  • Mayalandırmak.
  • Etkilemek.
  • Kabarma (hamur).
  • Etkileme.
  • Hamur mayası.
  • Mayalama.
  • Maya.
  • Mayalı hamur.
  • Mayalamak.
  • Etki.
  • Hamur.
  • Bozmak.

Leaven ingilizcede ne demek, Leaven nerede nasıl kullanılır?

Leavened : Mayalı. Mayalanmış.

Leavened bread : Mayasının kabarmış olduğu ekmek. Mayalanmış ekmek.

Leavening : Mayalama. Etkileme. Değiştirme. Mayalanma. Parlak. Kabartma (hamur).

Leavenous : Maya içeren.

Leavens : Kabarma (hamur). Etki. Hamur. Mayalı hamur. Maya ihtiva eden hamur. Bozmak. Mayalandırmak. Etkileme. Mayalama. Mayalamak.

Leave early : Erken ayrılmak.

Leave cold : Etkilememek. Tesir etmemek. Vız gelmek.

Unleavened bread : Mayasız ekmek. Hamursuz.

Leave a margin : Açık kapı bırakma. Bir iş ya da işlemin gelecekte sürüp gidebilmesi için bir olanak bırakma. Açık kapı bırakmak. Pay bırakmak.

Unleavened : Mayasız. (ekmek) mayasız. Mayasız (ekmek). Mayasız (hamur).

İngilizce Leaven Türkçe anlamı, Leaven eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leaven ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fermentation : Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, fermantasyon. Fermentasyon. Mayalanma. yemlerde çeşitli mikroorganizmaların ürettiği enzimler tarafından meydana getirilen kimyasal değişim. Fermantasyon. Yanma. Glikoz gibi bazı şekerlerin mayayla karıştırılarak anaerobik ortamda yıkımıyla laktat, etil alkol veya bazı diğer besin ürünlerine dönüşümü, fermantasyon. Mayalanma. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bakteri ve mayalarda görülen anaerobik şartlar altında şeker moleküllerinin parçalanarak enerji açığa çıkması reaksiyonu. fermentasyon.

 

Effectuating : Sonuç verme. Üretme. Yerine getirme. Meydana getirmek. Tesir etme. Gerçekleştirmek. Oluşturmak.

Brewing : Bira yapım işi. Kaynatma. Mayalanma. Bir seferde üretilen bira miktarı. Bira yapımı süreci. Biranın mayalanması.

Clouting : İndirmek (argo terim). Darbe. Patlatmak. Torpil. Güç. Nüfuz. İndirmek. Prestij. Paçavra.

Act : Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde. -e etkimek. Bölüm. Eylem. Görevini yapmak. Numara yapmak. Davranmak. Yasa. Oynamak (rol).

Pastry : Hamur tatlıları. Pasta. Hamur kıvamında. Hamursu. Yufka. Börek. Hamur tatlısı. Hamur işi. Pastacılık.

Clays : Toprak. İnsan vücudu. Balçık. Çamur. Kil. Yerküre. Toprak künk. Çömlekçi çamuru.

Get up : -i çıkmak. Yükseltmek. -i çıkarmak. Yerinden kalkmak. Giyinip süslenmek. Yataktan kalkmak. Sokmak (birini belirli bir kıyafete). Kaldırmak. Kalkmak. Çıkmak.

Yeast : Bira. İçerdikleri enzimlerin tezgensel etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren tek gözeli bitki organizmaları. Bira ve şarap mayalanmasında kullanılan canlı ya da ölü, bir hücreli mantar ve bakteriler. hamur mayası. canlı halde sahip oldukları özellikleri kurutulmuş olarak da muhafaza edildiği için kuru halde de kullanılan, hem insanlar tarafından kullanılan, hem de hayvanlara yem olarak verilen protein ve b vitamininden zengin bira mayası. Levür. Köpük. Boş. Tek hücreli mantar. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bakterilerden daha büyük, elipsoit, küre veya silindir biçiminde olan, mikrobiyal aktiviteyi uyararak veya sindirim kanalı ph’sını dengeleyerek sindirimi artıran tek hücreli canlılar. ekmek, bira vb. bazı gıdaların üretiminde kullanılan, tomurcuklanmayla çoğalan tek hücreli mantar.

 

Affection : Muhabbet. Eğilim. Alaka. Duygulanım. Düşkünlük. Sevgi. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Meyil. Duygusal yakınlık.

Leaven synonyms : affecting, action, impingement, abash, fermentations, impingements, adulterating, dictate, abolishes, activity, alloyed, bearing, concern, abashes, addles, enamor, addlings, stuffs, elevate, clouts, raise, stuff, mayans, claying, sourdoughs, impact, influencing, addling, prove, mayas, yeasting, drag, clay.

Leaven ingilizce tanımı, definition of Leaven

Leaven kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Yeast. Any substance that produces, or is designed to produce, fermentation, as in dough or liquids. To cause to ferment. Barm. Esp., a portion of fermenting dough, which, mixed with a larger quantity of dough, produces a general change in the mass, and renders it light. To make light by the action of leaven.