Clays türkçesi Clays nedir

Clays ingilizcede ne demek, Clays nerede nasıl kullanılır?

Claystone : Arjilit. Kil tanecikleri içeren mükemmel kaya. Kiltaşı. Kuru balçığa benzer taş.

Barclays bank : Barclays bankası. İngiltere'deki en büyük bankalardan biri.

Barclays unit : B birimi. Barclays bankası tarafından 1974 yılında oluşturulan sterlin, frank, alman markı ve isviçre frankı’nı eşit oranda içeren sepet para.

Fireclays : Şamot. Ateştuğlası kili. Şamot toprağı. Isıya dayanıklı uzun ömürlü çömlek. Ateş kili. Şamot çamuru. Ateş toprağı.

Clay blanket : Kil örtü. Kil blanket.

Clay dam : Kil baraj.

Clay loam : Killi balçık.

Clay court : Toprak kort.

Clay content : Kil muhtevası. Kil içeriği.

Clay core : Kil çekirdek.

İngilizce Clays Türkçe anlamı, Clays eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Terrene : Toraktan. Dünyevi. Topraktan. Dünya. Topraklı. Arz.

Fireclay : Şamot toprağı. Şamot çamuru. Ateş toprağı. Ateştuğlası kili. Ateş kili. Şamot. Isıya dayanıklı uzun ömürlü çömlek.

Conjugation : Evlenme. Konjugasyon. Bir hücreli organizmaların ya da gametlerinin geçici olarak ya da devamlı olarak bir araya gelmesi. konjugasyon. İlaç veya onun bir metabolitinin molekülüne bir radikalin veya başka bir madde molekülünün kovalent bağlarla bağlanması sonucu oluşan biyotransformasyon biçimi. bakterilerde, siliyatalı protozoonlarda ve kimi mantarlarda iki hücrenin kısa süreli birleşmeleri esnasında mikronükleuslarını ve dolayısıyla dna değişiminin sağlandığı seksüel bir süreç. Tek hücreli iki organizmanın çekirdeklerinde kromatin değişimi yapmak üzere birleşmesi veya bir maddenin diğer bir maddeyle birleşerek yeni bileşik oluşturması. Evlilik. Cümlede yüklem görevinde bulunan fiil veya ad soylu kelimelerin zaman, şahıs, teklik ve çokluk kavramı veren eklerle girdiği şekil: biliyorum (<bil-iyor-um), bildin (<bil-di-n), bilir (<bil-ir), bileceğiz (<bil-eceğ-iz), bilmişsiniz (<bil-miş-siniz), bilmeliler (<bil-meli-ler), bilsek (<bil-se-k), bilelim (<bil-elim), bilsin (<bil-sin), iyiyim (<iyi-y-im), iyisin (<iyi-sin), iyidir (<iyi-dir), iyiyiz (<iyi-y-iz), iyidirler (<iyi-dirler) vb. Birleşme. Çekim. Konjugasyon.

 

Si : Olağan düğüme geçiş damgası. Özel düğüme geçiş damgası ile getirilen bir dizi damganın sona erdiğini, yine standart damga takımının çizisel damgalarının geçerli olduğunu gösteren bir düğüm genişletme damgası. Bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gamın yedinci notası. Profesyonel sporlarla alakalı çeşitli konuları işleyen haftalık dergi. Si notası. Sı birimleri. Uluslararası ağırlıklar ve ölçüler genel konferansı'nın uluslararası ilişkilerde, özellikle bilimsel alış verişte kullanışlı ve tek bir ölçü dizgesi oluşturmak için benimsediği birimler. (1960'ta "uluslararası birimler dizgesi" (système ınternational d'unites) adını aldı ve bütün dillerde "sı" kısaltmasıyla gösterilmesi benimsendi. bugün tüm bilim dünyasında ortaklaşa kullanılan ve eski "cgs" dizgesinin yerini alan sı'nin yedi temel birimi, bunların ek birimleri, türevleri vardır. yazımları, kısaltmaları, kat ve askatları birörnekleştirilmiştir. bu kitapta da sı birimleri kullanılmıştır).

 

Kaoline : Kaolin. Beyaz kil. Arıkil. Kaolen. Ankil.

Argils : Kumlu kil. Çömlekçi kili.

Soil : Gübre. Lekelenmek. Biyoloji, coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kimyasal, fiziksel ve biyolojik faktörler etkisiyle oluşmuş, organik ve mineral maddelerin değişim ve karışımından meydana gelmiş olan litosferin gevşek kısmı. Namusunu kirletmek. Başka yerlerden taşınıp biriktirilen ya da yerli kayaların fiziksel, kimyasal ve dirimsel yollarla dağılıp çözülmeleriyle oluşan, türleri, kalınlığı, sürekliliği ve tarım bakımından değerleriyle ayrımlı yüzeysel örtü. Leke sürmek. Pislik. Taze otla beslemek. Kirletmek.

Paste : Ezme. Yumruk atmak. Örtücü merhem. Macun. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kola. Koruyucu, kurutucu ve dağlayıcı amaçlarla, içeriden ve dışarıdan uygulanarak kullanılan, merhemden daha katı kıvamlı ve daha az yağlı bir ilaç biçimi. Taşıt madde olarak madeni yağ kullanılan merhem biçimi. Yapıştırmak. Pasta.

Spheres : Tabaka. Gökyüzü. Küre. Çevre. Yuvar. Sınıf. Alan. Katman.

Aggressive : Tecavüzkar. Girişken. Kavgacı. Saldırgan. Saldırıcı. Didişken. Saldırı ile ilgili. Atılgan. Agresif.

Clays synonyms : terra alba, china stone, kitty litter, woodwind family, violin family, potter's earth, atomic number 14, histocompatibility complex, roofing tile, superphylum, pipeclay, substitution class, potter's clay, brass family, pastry, syntactic category, calumniations, paradigm, pasted, loams, claying, doughs, the human body, aspersion, terrenes, clayware, earthenware pipe, bentonite, porcelain clay, terra, accumulation, leavens, daubs.

Clays zıt anlamlı kelimeler, Clays kelime anlamı

Lower class : Aşağı sınıf. Alt klas. İşçi sınıfı. Alt tabaka. Aşağı tabaka. Alt sınıflar.

Upper class : Üst sınıf. Üst tabaka. Zenginler sınıfı. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Yüksek tabaka. Kaymak tabaka. Yüksek sınıf.

Noble : Yüksek. Asilzade. Alicenap. Asil. Soy. Yüce. Muhteşem. Soylu kimse. Soyluluk. Necip.

Clays antonyms : middle class.