Leavens türkçesi Leavens nedir

Leavens ingilizcede ne demek, Leavens nerede nasıl kullanılır?

Leaven : Hamur. Maya. Mayalamak. Mayalandırmak. Etki. Etkileme. Etkilemek. Maya ihtiva eden hamur. Bozmak. Mayalama.

Leavened : Mayalı. Mayalanmış.

Leavened bread : Mayasının kabarmış olduğu ekmek. Mayalanmış ekmek.

Leavening : Etkileme. Mayalanma. Parlak. Değiştirme. Mayalama. Kabartma (hamur).

Leavenous : Maya içeren.

Leave in peace : Rahat bırakmak.

Leave holding the bag : Sorumluluğu başka birine yüklemek. Üzerine yıkmak. Sorumluluğu bir başkasına yüklemek. Sonuçlara başka birinin katlanmasına bırakmak.

Leave a margin : Bir iş ya da işlemin gelecekte sürüp gidebilmesi için bir olanak bırakma. Açık kapı bırakmak. Açık kapı bırakma. Pay bırakmak.

Leave cold : Tesir etmemek. Etkilememek. Vız gelmek.

Unleavened : Mayasız (hamur). Mayasız. Mayasız (ekmek). (ekmek) mayasız.

İngilizce Leavens Türkçe anlamı, Leavens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leavens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clouted : Darbe. Vurmak. Güç. Nüfuz. Torpil. Paçavra. Patlatmak. İndirmek. Prestij.

Lead : Öncülük yapmak. İskandil. Kurşun. Bir oyundaki en önemli ve en ön plandaki oyun kişisi. Madencilik, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yol göstermek. Elektrik akımını, dipten ışıklı aygıta ya da elektriksel uçlara ileten tel. Baş rol. Öncülüğünü yapmak. Rehberlik etmek.

 

Brewings : Mayalanma. Kaynatma. Maya.

Efficacies : Fayda. Tesir. Etkinlik. Yararlılık. Yarar. Faydalılık. Etkililik. Efikasite.

Stuffs : Öz. Saçmalık. Eşya. Kağıt hamuru. Saçma. Yünlü kumaş (ingiliz ingilizcesi). Zırva. Kaçak içki. Kumaş.

Impingements : Taşma. Karşı gelme. Vurma. İhlal. İzinsiz girme. İzlenim bırakma. Tecavüz. Çarpma. Gasp.

Stuff : Kumaş. Hammadde. Macunlamak. Yünlü kumaş (ingiliz ingilizcesi). Kağıt hamuru. Kereste. Madde. Tıkınmak. Öz. Uyuşturucu.

Abolishes : Durdurmak. İlga etmek. Ortadan kaldırmak. Feshetmek. Hükümsüz kılmak. İptal etmek. Kaldırmak. Lağvetmek. Yürürlükten kaldırmak.

Alloyed : Karışım yapmak. Alaşım hazırlamak. Değerini düşürmek. Alaşım halinde. Alaşım yap. Alaşımlı.

Clouting : İndirmek (argo terim). Torpil. Paçavra. Darbe. Vurmak. İndirmek. Patlatmak. Prestij. Güç.

Leavens synonyms : actions, effectiveness, act on, brewing, result, desolate, leaven, abandon, clout, influencing, drags, act, activity, alloy, claying, abash, biasing, adulterating, leavening, act upon, impingement, addle, abolish, paste, jilt, addlings, addling, doughs, affect, fermentation, addles, infectiousness, fermentations.

Leavens zıt anlamlı kelimeler, Leavens kelime anlamı

Pull in : Çekmek. Girmek (motorlu taşıt bir yere). Durmak. (taşıt) kenara çekilip durmak. Kenara çekilip durmak. Hapse atmak. Arabayı sürmek (bir yere). Çekmek (dizginleri veya ipi vb'ni). Tutuklamak. İstasyona girmek.

 

Arrive : Vasıl olmak. Ulaşmak. Gelip çatmak. Bir ereğe ulaşmak. Başarmak. Ayak basmak. Varmak. Gelmek. Üstesinden gelmek. Başarı kazanmak.

Enter : Giriş yapmak. Sınava girmek. Üyesi olmak. Geçirmek. İçeri girmek. Deftere yazmak. Girmek. Kaydolmak. Kaydetmek. Buyurmak.

Leavens antonyms : stay, take office.