Brewing türkçesi Brewing nedir

Brewing ile ilgili cümleler

English: The coffee is brewing.
Turkish: Kahve demleniyor.

English: Ali started the coffee brewing, then checked his email.
Turkish: Ali kahve demlemeye başladı, sonra epostasını kontrol etti.

English: A storm is brewing.
Turkish: Bir fırtına patlamak üzeredir.

Brewing ingilizcede ne demek, Brewing nerede nasıl kullanılır?

Condensed brewing solubles : Bira veya malt şurubu fabrikasyonundan yan ürün olarak meydana gelen sıvıların yoğunlaştırılmasıyla elde edilen, en az % 20 katı maddesi bulunan ve kuru maddesinde en az % 70 karbonhidrat içeren bir biracılık yan ürünü. Yoğunlaştırılmış biracılık çözünürleri.

Brewings : Mayalanma. Mayalama. Maya. Kaynatma.

Brewis : Tirit.

Brew tea : Demleme çay. Kaynayan sudaki çay yaprakları.

Brew the tea : Çay demlemek. Çayı demlemek.

Home brew : Evde yapılan içki. Ev yapımı alkol. Yasadışı alkol. Kaçak içki.

Brew : Gelişmek. Kurmak. Hazırlamak. Olmak. Mayalamak (içki). Demlemek. Gizli hazırlık yapmak. Bira yapmak. Hazırlanmak. Patlamak üzere olmak.

Brewers yeast : Bira üretimi sırasında elde edilen, protein ve lizin bakımından zengin, ham proteinin sindirilme derecesi yüksek bir ürün. hücre biyolojisi genetik deneylerinde ve rekombinant dna için model olarak kullanılan bir hücreli mantar. Bira mayası.

 

Brewers : Çok içmekten dolayı erekte olamama. Biracı.

Brewed : Demlendirmek. Demlemek. Gizli hazırlık yapmak. Patlamak üzere olmak. Mayalamak (içki).

İngilizce Brewing Türkçe anlamı, Brewing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brewing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leavening : Kabartma (hamur). Değiştirme. Etkileme. Parlak.

Weldment : Birçok kaynaklı parçadan oluşan ünite. Kaynaklı parça. Bir çok parçanın birbiriyle kaynamasından oluşmuş birim.

Elixation : Haşlama. Isınma. Isıtma. Isı ile yumuşatma.

Boil : Çıban. Pişmek. Haşlamak. Haşlanmak. Pişirmek. Galeyana gelmek. Fokurdatmak. Fokurdamak. Kısaltmak.

Mayans : Maya medeniyeti. Mö 2500 ile ms 1550 arasında meksika ve guatemala'da hüküm süren medeniyet. Güney meksika ve guatemala'nın maya halkından olan kimse. Mayalı.

Fermentation : Tahammür. Ekşime. Mayalanma. yemlerde çeşitli mikroorganizmaların ürettiği enzimler tarafından meydana getirilen kimyasal değişim. Fermantasyon. Organik bileşiklerin, tek gözeli küçük canlılarca daha yalın ürünlere dönüştürülmesi. Huzursuzluk. Otlarda kızışma. Heyecan. Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik, fermantasyon.

Decoction : Dekoksiyon. Kaynatarak yapılan içki. Kaynatılmış öz. Kaynatarak hazırlanan öz.

Simmer : Patlamak üzere olmak. Yavaş yavaş kaynamak. Galeyan. Pişirmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). Kaynamak (gizli bir iş). Galeyana getirmek. Pişmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). İçten içe kaynamak. İçten içe kaynatmak.

 

Zymosis : Fermentasyon. Fermantasyon. Bulaşıcı hastalık.

Brewing synonyms : yeasting, yeast powder, leaven, working, starter, simmers, sourdough, mayas, nature, production, mayan, ferment, female camel, fermentations, fermenting, barm, seething, brewings, natures, yeast, zymolysis, leavens, boiling, sourdoughs.

Brewing ingilizce tanımı, definition of Brewing

Brewing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of preparing liquors which are brewed, as beer and ale.