Injection türkçesi Injection nedir
- Zerk.
- Enjeksiyon.
- Enjekte.
- Enjekte etme.
- Püskürtme.
- Damar, doku veya vücut boşluğu içine şırıngayla herhangi bir sıvı verme, zerk.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Sıvı ilaçların, amacına uygun biçimde organizmadaki venalar, çeşitli dokular, normal veya patolojik boşluklar içerisine şırınga edilmesi.
- Lavman.
- İçitme.
- İğne.
- Sokulma.
Injection ile ilgili cümleler
English: I prefer taking medicine rather than getting an injection.
Turkish: Ben iğne olmak yerine, ilaç almayı tercih ederim.
English: I'm afraid of injections.
Turkish: İğnelerden korkarım.
English: I think she's had a few Botox injections.
Turkish: Onun birkaç botox enjeksiyonu aldığını düşünüyorum.
English: An example of genetic modification is the injection of fish genes into strawberries and tomatoes, a process which prevents these fruits from freezing.
Turkish: Genetik modifikasyonun bir örneği balık genlerinin çilek ve domatese enjeksiyonudur, bu meyvelerin donmasını engelleyen bir süreç.
English: I'm going to give you an injection of an analgesic.
Turkish: Sana ağrı kesici bir enjeksiyon yapacağım.
Injection ingilizcede ne demek, Injection nerede nasıl kullanılır?
Injection cock : Püskürtme musluğu.
Injection engine : Püskürtümlü motor. Enjeksiyon motoru.
Injection fuel : Püskürtme yakıt. Püskürtme yakıtı.
Injection metamorphism : Sokulma başkalaşımı. Derinliklerdeki kayaçların içine, magmanın içatımıyle magmasal kayaç oluşunu sonuçlayan olay. Derinliklerdeki kayaçların içine, magmanın içitimiyle magmasal kayaç oluşunu sonuçlayan olay. İçatım başkalaşımı.
Injection nozzle : Enjektör memesi. Enjeksiyon memesi. Enjektör. Püskürtme memesi. Memesi. Enjeksiyon nozulu. Püskürtme deliği.
Fuel injection pump : Enjektör yakıt pompası. Yüksek basınç pompası. Yakıt püskürtme pompası. Enjeksiyon pompası. Püskürtme basacı. Yakıt püskürtmeli motorlarda, yakıtın niceliğini düzenleyen ve basıncını yükselterek püskürtücüye gönderen basaç. Püskürtme pompası. Yakıt enjeksiyon pompası.
Airless injection : Havasız püskürtme.
Anti fat injection : Yağı eriten enjeksiyon. Anti yağ enjeksiyonu.
Injection syringe : Şırınga. Enjektör.
Distributor injection pump : Distribütör püskürtme pompası. Enjeksiyon rotatif pompası.
İngilizce Injection Türkçe anlamı, Injection eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Injection ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Atomizing : Bir sıvıyı küçük damlacıklar şeklinde dağıtma. Atomize etme.
Injected : Enjekte edilmiş. Bir madde ile doldurulmuş. Zorlanmış. Aşılanmış. Enjekte edilen.
Enema : Klisma. Tenkıye. Rektuma sıvı gönderilmesi. Lavman sıvısı. Şırınga. Rektuma enjekte edilen sıvı. Tanı veya tedavi amaçlı kalın bağırsağın son bölümüne sıvı veya yarı sıvı madde verilerek boşaltılması. rektum yoluyla kullanılmak üzere hazırlanan ilaç biçimi, enema.
Blastings : İnfilak. Püskürtme yapan kimsenin işi. Patlatma. Patlama. Lanet okuma. Patlatan kimsenin işi. Dinamitleme. Havaya uçma. Küfretme.
Pulveris ation : Sıvıları bir memeden püskürterek çok küçük tanelere bölüp sis benzeri bir fiziksel duruma geçirme.
Insertion : Eklenen şey. Bir ilanın gazeteye bir kez konması. Dnada araya bir baz veya bir dna parçası girmesi şeklinde oluşan değişim. Sokma. Derç. Araya sokma. Bir kaynaktan sağlanan resme başka bir kaynaktan sağlanan resmi katarak gerçekleştirilen ve örtülü bileştirme ile elektronik örtülü bileştirme olarak iki çeşidi bulunan özel etki. çeşitli ses kuşaklarındaki seslerin tek bir kuşak üzerinde toplanması. çeşitli ses oluklarından gelen seslerin tek bir çıkış için birleştirilmesi. İlan. Ek. Bileştirme.
Jujube : Hünnap ağacı. Hünnap. Pastil. Çiğde.
Clysis : Lavman sıvısı (rektumu temizleme işlemi).
Intrusion : Davetsiz gelme. İzinsiz ve davetsiz girme. Zorla içeri girme. İhlal. Fuzuli işgal etme. İntrüzyon. Magmanın, yarık ve çatlaklardan komşu kayaçların içine sokul. Fuzuli işgal. Zorla girme.
A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.
Injection synonyms : epidural injection, being registered, clyster, abdominal pain, hypes, grout, snuggling, abdominal ovariectomy, abdominal fat necrosis, obtrusions, abattoir, intromission, belching, repelling, solution, a clay, jab, jabs, injections, eructing, a c syndrom, abdomen, pulverization, a c deformity, atomization, obtrusion, pulverisation, hype, hypodermic needle, a amplitude mod, a crochordon, fishhooks, hyping.
Injection ingilizce tanımı, definition of Injection
Injection kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Applied particularly to the forcible throwing in of a liquid, or aëriform body, by means of a syringe, pump, etc. The act of injecting or throwing in.

Bu kısımda Injection kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Injection ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Injection anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Injection ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.