Inker türkçesi Inker nedir

  • Mürekkep merdanesi.
  • Mürekkepleyici.

Inker ile ilgili cümleler

English: "The Thinker" is a well-known Rodin sculpture.
Turkish: "Düşünen Adam" tanınmış bir Rodin heykelidir.

English: Ali isn't much of a drinker.
Turkish: Ali fazla içici değildir.

English: Ali is a fast thinker.
Turkish: Ali hızlı bir düşünürdür.

English: Ali put on his blinker.
Turkish: Ali işaret lambasını açtı.

English: Ali is a heavy tea drinker.
Turkish: Ali ağır bir çay tiryakisi.

Inker ingilizcede ne demek, Inker nerede nasıl kullanılır?

Inkers : Mürekkepleyici. Mürekkep merdanesi.

Beer drinker : Biracı.

Blinker : İşaret lambası. Sinyal ışığı. İşaret lambası (aut.). Göz. Çakar. Atın göz siperi. At gözlüğü. Flaşör. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). Flaş lambası.

Blinker lamp : Çakar ışıtacı. İmdat sinyali lambası. Yardım taşıtlarının üst bölümlerinde bulunan, başka araçları uyarmak için kısa aralıklarla yanıp sönen ışıtaç.

Blinker plate : Duman deflektörü.

Blinker switch : Çakar elektrik çevrimini yöneten , çevirgeç. Çakar çevirgeci.

Clinker tongs : Cüruf kıskacı.

Clinker asphalt : Klinker asfalt.

Blinkering : Pırıldak. Atın göz siperi. Flaşör. Sinyal ışığı. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). Göz. At gözlüğü. Çakar söner ışık. Flaş lambası. İşaret lambası.

 

Clinker tong : Isıtma kazanının ocak takımından bir aracı. Kanca.

İngilizce Inker Türkçe anlamı, Inker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inmost : En içteki. Bkz.innermost. En gizli. Dahili. En derin.

Inside : Mide. Gizli. İç taraf. İçeriye. İçerisi. İç (taraf). İçinde. İçerde. İç taraftaki. Kodeste.

Central : Merkezsel. Merkezi. Esas. Özeksel. Orta. Özek doğrutusunda; özekten geçen doğru boyunca. Önde gelen. Telefon santralı. Kolayca ulaşılan. Baş.

Inward : Ruhsal. Derinlemesine. İçeride bulunan. İç kısım. İçeriye doğru. Dahili. Manevi. Ruh hali. Fikir veya ruhun derinliğine doğru. İç.

Position : Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Sav. Konumlanmak. Pozisyon. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Konum. Yerleştirmek. Vaziyet. Hal. Statü.

Innermost : En iç. En içerideki. En içerdeki. En içteki.

Interior : Ülke içi. İç. İç, iç taraf. iç tarafta bulunan. İçten. İç kesim. İçteki. Dahili. İç dünya. İç kısım.

Internal : İçsel (akıl sağlığı vb). İçsel. İçilir. İçte olan. Stajyer. İç ses. İç. İçte ya da orta eksene yakın. İçten. İnternal.

Inker synonyms : spatial relation, inkers.

Inker zıt anlamlı kelimeler, Inker kelime anlamı

Outward : Dıştan. Dışarıya giden. Harici. Dışarıya doğru. Dışa doğru olan. Bkz.outwards. Dışa doğru. Dış. Görünüşte. Dışarıya.

 

Peripheral : Periferik. Çevresel. Çevreye ait. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yanbirim. Çevrebirimi. İkincil. Çevrel. Kenardaki. Çevreyle ilgili.

Outer : Dışsal. Dış. Dıştaki. Harici. Dış taraftaki. Dışarıdaki.

Inker ingilizce tanımı, definition of Inker

Inker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, inks. Especially, in printing, the pad or roller which inks the type.