Inkers türkçesi Inkers nedir
- Mürekkepleyici.
- Mürekkep merdanesi.
Inkers ile ilgili cümleler
English: Many great thinkers who were unknown while alive became famous after death.
Turkish: Yaşarken tanınmayan birçok büyük düşünür ölümden sonra ünlü oldu.
English: No drinkers allowed.
Turkish: Alkollüler giremez.
Inkers ingilizcede ne demek, Inkers nerede nasıl kullanılır?
Blinkers : At gözlülüğü. Göz siperi. At gözlüğü. Güneş gözlüğü.
Clinkers : Donmuş lav kütlesi. Cüruf. Tuğla. Klinker. Kıç tüylerine veya hayvan tüyüne yapışmış dışkı parçası. Kiremit tuğlası.
Drinkers : Ayyaş. İçkici. İçen kimse.
Freethinkers : Özgür düşünceli kimse (din). Özgür düşünceli kimse. Özgür düşünceli.
Linkers : Bağlayıcı. Bağ düzenleyicisi. Nesne bağlayıcı. Bağ düzenleyici. Birleştiren veya bağlayan kimse veya şey.
Beer drinker : Biracı.
Tinkers : Tamirci (kötü). Tamircilik. Tenekeci.
Shrinkers : Daralan. Küçülten kimse. Büzülen. Daraltan kimse. Geri çekilen kimse. Ürküp sinen kimse. Küçülen. Çeken. Sakınan kimse.
Inker : Mürekkepleyici. Mürekkep merdanesi.
Thinkers : Düşünür. Mütefekkir. Filozof.
İngilizce Inkers Türkçe anlamı, Inkers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inkers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Attach : Tutturmak. Yüklenmek. Bağlanmak. Bitiştirmek. İliştirmek. Haczetmek. Ekleme yapmak. Bağlamak. İlişkin kılmak. Yapıştırmak.
Penetrate : Dalmak. İçine girmek. Sızmak. Arasından geçmek. İçyüzünü anlamak. İyice anlamak. Delmek. İşlemek. Sokulmak. Çözmek.
Sandwich : İllinois eyaletinde şehir. Katlı karma. İki şeyin arasına sıkıştırmak. Sandviç yapmak. Sıkıştırmak. Sandviç. Tabakalı. İngiltere'de yerleşim yeri. Arasına sıkıştırmak. Ekmek arası.
Interior : İçten. İç. İçteki. İç, iç taraf. iç tarafta bulunan. İç yerler. İç kısım. İçerisi. İç kesim. İç dünya.
Transplant : Nakil için kullanılan doku parçası. Başka yere dikmek. Bir canlıdan diğerine ya da bir canlının bir bölgesinden başka bölgesine taşınan ve aşılanan doku ya da organ. graft. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. inokulasyon. bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aşı. Transplant. Aktarmak. (organ) nakletmek. Nakledilen şey.
Input : Bir giriş süreci ile ilgili bir aygıt, süreç ya da oluğa ya da bir giriş süreci ile ilgili veriler. İşlenmesi için bir işlergeye ya da çevrime verilen güç ya da bilgi. Veri girişi. Verme. Bilgi. Birinden gelen düşünceler veya sözler. Bir veri işlem dizgesinice ya da onun herhangi bir birimince alınan ya da alınmak üzere hazırlanan veri. Tavsiye. Bir mal ya da hizmetin üretiminde kullanılan üretim faktörleri ile aramalarının tümü. Girdiler.
Cannulate : Boru şeklinde. Borulardan oluşan. Silindirik ve içi oyuk. Kanül ile delerek boşluğa girmek. Kanül sokmak.
Plug in : İlgilenmek. Uyumlu ek (yazılım için). Takılabilir. Fişe takmak. Fişi prize sokmak. Prize takmak. Fişini takmak. Sokmak.
Introduce : Takdim etmek. Getirmek. Tanıştırmak. Öğretmek. Başlamak. Tanıtmak. Uygulamak. İçeri sokmak. İlk kez getirmek. Göstermek.
Implant : Ekmek. Radyoaktif madde ile doku içi tedavi. Aklına sokmak. Nakletmek. Ekme. Koyuntu. Doku aşısı. İmplant. Vericiden alınan doku parçası veya organı alıcı vücuduna tutturma; hasta doku veya organın çıkarılışını takiben yerine doku veya organı yerleştirme. vücut dokusu içine ilaç veya radyoaktif madde yerleştirme. vücuda yerleştirilen doku parçası, ilaç veya radyoaktif madde. Kafasına sokmak.
Inkers synonyms : cannulize, plug into, imbed, canulate, cannulise, engraft, infix, inker, plant, graft, instil, connect, embed, inward, instill, internal, intubate, enter.
Inkers zıt anlamlı kelimeler, Inkers kelime anlamı
Detach : Kaldırmak. Sökmek. Koparmak. Ayırmak. Çıkmak. Özel görevlendirmek. Kopmak. Kesip ayırmak. Ayrılmak.
Unplug : Fişini prizden çekmek (elektrikli aygıtın). Açmak (tıkanmış lavabo vb'ni). Fişini çekmek. Prizden çekmek (fişi). Fişi prizden çekmek. Ayırmak.
Outward : Dışa doğru olan. Dışa doğru. Harici. Dışarıya. Görünüşte. Görünen. Dışarıya giden. Dış. Bkz.outwards. Dışarıya doğru.

Bu kısımda Inkers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inkers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inkers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inkers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.