Cannulate türkçesi Cannulate nedir
- Boru şeklinde.
- Kanül ile delerek boşluğa girmek.
- Borulardan oluşan.
- Kanül sokmak.
- Silindirik ve içi oyuk.
Cannulate ingilizcede ne demek, Cannulate nerede nasıl kullanılır?
Cannulated : Delikli.
Cannulation : Kanülasyon. Tüp geçirmek. Herhangi bir boşluğa kanül sokma, tüp geçirme. Tüp geçirme.
Cannula : Sonda, kanül. Vücuda bağlanan sıvı borusu. Bir damar, kanal veya boşluğa girmek için kullanılan içi boş tüp. Kanül. Kanül (sonda). Kannula. Sonda.
Cannulae : Sonda. Kanül. Kanüller.
Cannular : Silindirik ve içi oyuk. Boru şeklinde. Borulardan oluşan.
Cannulas : Sonda. Kanül.
İngilizce Cannulate Türkçe anlamı, Cannulate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cannulate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fistulous : Dar bir geçit veya deliğe ilişkin (tıp veya medikal terimi). Fistül (ile ilgili). Borulardan oluşmuş. Akarcalı. Fistülle ilgili. Boru biçimli. Fistüle ilişkin.
Intubate : Bir organın içine boru sokarak tedavi etmek. Boğaz gibi bir organın içine boru sokmak. (tıp) bir organın içine boru yerleştirmek.
Enter : Sokmak. Buyurmak. Geçirmek. Üyesi olmak. Yazılmak. Giriş yapmak. Gümrük beyanında bulunmak. Girmek (bilişim veya bilgisayar terimi). İçeri girmek. Kaydolmak.
Fistular : Fistüle ait. Akarcalı. Boru biçimli. Fistülsel. Dar bir geçit veya deliğe ilişkin (tıp veya medikal terimi). Fistüle ilişkin. Borulardan oluşmuş. Fistül gibi.
Introduce : Getirmek. Uygulamak. Ortaya koymak. Takdim etmek. İlk kısmını oluşturmak. Lanse etmek. Tanıtmak. Tanıştırmak. Sunmak. İlk kez getirmek.
Tubelike : Sıvıları nakletmek için kullanılan bir delik kanal gibi. Tüpe benzer. Tüp gibi.
Tubular : Boru sesi gibi. Boru biçimli. Borumsu. Boru biçiminde. Borudan. Boru şeklindeki. Borulardan oluşmuş. Rusya'da yaşayan etnik bir grup. Borulu.
Insert : Sokmak. İçine koymak. Bir televizyon izlencesinde, özellikle haberlerde kullanılmak üzere önceden hazırlanan ve canlı yayında izlencenin gerekli yerinde gösterilen film. Vermek (ilan). Girmek bilgisayar. Arasına sokmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eklemek. Atmak. Araya eklemek.
Infix : İçine koymak. Takmak. Telkin etmek. İçtakı. Sağlamca yerleştirmek. Tutturmak. Bağlamak. Kafasına sokmak. İçek.
Cannulate synonyms : cannulise, cannulize, canulate, cannular.

Bu kısımda Cannulate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cannulate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cannulate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cannulate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.