Infix türkçesi Infix nedir
- Sağlamca yerleştirmek.
- İçtakı.
- Kafasına sokmak.
- Tutturmak.
- İçek.
- Bağlamak.
- İçine koymak.
- Takmak.
- Telkin etmek.
Infix ingilizcede ne demek, Infix nerede nasıl kullanılır?
Infix notation : Ayraçlı yazım. Parantezli yazım.
Infixed : İçek. Kafasına sokmak. İçine koymak. Tutturmak. İçtakı. Takmak. Sağlamca yerleştirmek. Bağlamak. Telkin etmek.
Infixes : Tutturmak. İçine koymak. Takmak. İçek. Telkin etmek. İçtakı. Sağlamca yerleştirmek. Bağlamak. Kafasına sokmak.
Infibulation : Cinsel birleşmeyi önlemek için klitoris dudaklarının birbirine dikilmesi. İnfübilasyon. Cinsel birleşmeyi önlemek için kadın ve erkek cinsel örgenlerini bu işi göremez duruma sokma kılgısı. İnfibülasyon. Cinsel birleşmenin engellenmesi için klitorisin çıkartılıp vulva kenarlarıyla birleştirilmesi. Cinsel örgen köreltme. Cinsel birleşmenin engellenmesi amacıyla klitorisin ve labiyanın çıkartılıp vulva kenarlarıyla birleştirilmesi (bazı kültürlerde görülen bir uygulama). Toka ile tutuşturur gibi birbirine iliştirme.
Infidel : Kafir. İmansız. İmansız kimse. İmansızlara ait. Gavur.
Infighting : Sürtüşme. İç anlaşmazlık. İç çatışma. Yakın dövüş. Rekabet.
Infighters : Rakibiyle kısa mesafeden dövüşen boksör (boks).
Infidelities : Zina. Sadakatsizlik. Kafirlik. İmansızlık. İhanet. Hıyanet. Sadık olmama. Aldatma. Küfür.
Infighter : Rakibiyle kısa mesafeden dövüşen boksör (boks).
Infielder : Orta saha oyuncusu (beyzbol).
İngilizce Infix Türkçe anlamı, Infix eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Infix ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Inculcate : Telkinde bulunmak. Birşeyi tekrar ederek birinin kafasına yerleştirmek. Talim etmek. Tekrarlayarak kafasına sokmak. Aşılamak. Öğretmek.
Attaches : Yamamak. Ekleme yapmak. İlişkin kılmak. Eklemek. Yüklenmek. El koymak. Bitiştirmek.
Commands : Emir vermek. Komuta etmek. Hüküm sürmek. Buyurmak. Kontrol etmek. Tepeden görmek. Emretmek. Yönetmek. Hükmetmek.
Affiliates : İştirakler. Üyeliğe kabul etmek. Katılmak. Yakınlaşmak. Evlat edinmek. Katmak. Birleşmek. Üye olmak. Kabul etmek. Tanımak.
Embeds : Sokmak. Gömmek. İçine katmak. İyice yerleştirmek. Kakmak. İçine oturtmak. Oturtmak. Yerleştirmek. Gömülmek.
Imbues : Doldurmak. Emdirmek. Aşılamak. Dolduruşa getirmek. Boyamak.
Imbue : Emdirmek. Aşılamak. Dolduruşa getirmek. Doldurmak. Boyamak.
Bond : Senet. Ancak belirli doğrultu ve uzaklıklarda güçlü olan, özel kimyasal kuvvetlerden kurulu öğeciklerarası bağlam. Birleşmek. Kimi gümrük işlemlerinde, bir şeyin yapılması ya da yapılmaması için, ilgili kişiden, biçimine uygun olarak gümrükçe alınan belge. Bağ. Kamu ve özel kesim tarafından değişken veya sabit faizli, kupon ödemeli ya da iskontolu olarak çıkarılan bir yıldan uzun vadeli borç senedi. krş. bono. Resmi. Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım. Muhabbet. Yapışmak.
Implant : Nakletmek. Aklına sokmak. İmplant. Aşılamak. Ekmek. Doku aşısı. Ekme. Vericiden alınan doku parçası veya organı alıcı vücuduna tutturma; hasta doku veya organın çıkarılışını takiben yerine doku veya organı yerleştirme. vücut dokusu içine ilaç veya radyoaktif madde yerleştirme. vücuda yerleştirilen doku parçası, ilaç veya radyoaktif madde. Radyoaktif madde ile doku içi tedavi.
Indoctrinated : Aşılmak. Bir düşünce sisteminin esaslarını öğretmek. Doktrin aşılamak. (fikir) aşılamak. Telkinde bulunmak. Beynini yıkamak. Aşılamak. Doktrinleştirmek. İdeoloji telkin etmek. Öğretmek.
Infix synonyms : drum, insert, work into, assembles, bonding, imbued, incased, binds, commanded, braids, indoctrinate, infixed, incase, imbeds, affiliate, invaginate, attribute to, attaching, clasp, fixate, attach with, assigns, attach, embed, indoctrinating, infixes, assemble, bother, accessing, inculcated, affixes, anchoring, accessed.
Infix zıt anlamlı kelimeler, Infix kelime anlamı
Detach : Özel görevlendirmek. Kaldırmak. Ayrılmak. Koparmak. Kesip ayırmak. Çözmek. Kopmak. Ayırmak. Çıkarmak.
Unplug : Fişini prizden çekmek (elektrikli aygıtın). Açmak (tıkanmış lavabo vb'ni). Fişi prizden çekmek. Prizden çekmek (fişi). Fişini çekmek. Ayırmak.
Infix ingilizce tanımı, definition of Infix
Infix kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Something infixed. To fasten or fix by piercing or thrusting in. As, to infix a sting, spear, or dart. To set.

Bu kısımda Infix kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Infix ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Infix anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Infix ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.