Tubular türkçesi Tubular nedir

  • Borudan.
  • Boru şeklindeki.
  • Boru şeklinde.
  • Boru biçiminde.
  • Borulu.
  • Rusya'da yaşayan etnik bir grup.
  • Borulardan oluşmuş.
  • Boru biçimli.
  • Boru sesi gibi.
  • Borumsu.

Tubular ingilizcede ne demek, Tubular nerede nasıl kullanılır?

Tubular adenoma : Tübüler adenom. Androblastom.

Tubular axle : Boru dingil.

Tubular boiler : Borulu kazan.

Tubular cavity : Borusal boşluk.

Tubular discharge lamp : Boşalmalı boru lamba. Düz ya da yay boru biçiminde boşalmalı lamba.

Picks tubular adenoma : Androblastom. Pick tübüler adenomu.

Tubular line lamp : Borunun ekseni boyunca gerilmiş düz telli, boru biçiminde akkor lamba. Uzun telli lamba.

Tubular glands : Tübüler bezler. Morfolojik olarak, basit tüp şeklinde (bağırsak bezleri), büküntülü tüp şeklinde (ter bezleri) ya da dallı tüp (mide bezleri ) şeklinde olan bezlere verilen genel ad.

Tubular shaft : Borulu mil. Boru mil.

Tubular prop : Boru direk.

İngilizce Tubular Türkçe anlamı, Tubular eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tubular ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pipy : Çekirdekli.

Cannular : Borulardan oluşan. Silindirik ve içi oyuk.

Tubelike : Sıvıları nakletmek için kullanılan bir delik kanal gibi. Tüp gibi. Tüpe benzer.

Tubulous : Tubülöz.

Hollow : Boş. Ağaç kovuğu. Sahte. Kazmak. Dere. Oyuk. Oymak. Yalan. Boşluk. Aç.

 

Fistular : Fistüle ilişkin. Akarcalı. Dar bir geçit veya deliğe ilişkin (tıp veya medikal terimi). Fistülsel. Fistül gibi. Fistüle ait.

Fistulous : Fistül (ile ilgili). Fistülle ilgili. Dar bir geçit veya deliğe ilişkin (tıp veya medikal terimi). Fistüle ilişkin. Akarcalı.

Tubiform : Tüp şeklinde.

Cannulate : Silindirik ve içi oyuk. Kanül sokmak. Borulardan oluşan. Kanül ile delerek boşluğa girmek.

Tube shaped : Tüp şeklinde.

Tubular synonyms : tubulate, vasiform.

Tubular zıt anlamlı kelimeler, Tubular kelime anlamı

Solid : Atom, yükün ya da moleküllerin, aralarındaki etkileşimlerle oluşturduklarl örütlerde belirli biçim ve oylum kümelerinde toplandıkları, dolayısıyla ancak titreşim yapabildikleri evre. (cam, zift gibi özdekler, görünüş benzerliklerine karşın örüt yapılı olmadıklarından kati durumda sayılmazlar.). Sert. Özdegin belirli bir oylumu ve belirli bir biçimi olan hali; bir katının öğecikleri, değişmez bir denge konumu çevresinde titreşir, ancak yer değiştiremez, anlamdaş katı, katı durum. Yekpare ve içi dolu (madde). Üç boyutlu. Sıvı olmayan. Katı hal. Masif. Deliksiz. İçinde boşluk olmayan.

Tubular ingilizce tanımı, definition of Tubular

Tubular kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fistular. A tubular calyx. Also, containing, or provided with, tubes. Having the form of a tube, or pipe. As, a tubular snout. Consisting of a pipe.