Clinkers türkçesi Clinkers nedir

  • Kıç tüylerine veya hayvan tüyüne yapışmış dışkı parçası.
  • Tuğla.
  • Cüruf.
  • Donmuş lav kütlesi.
  • Klinker.
  • Kiremit tuğlası.

Clinkers ingilizcede ne demek, Clinkers nerede nasıl kullanılır?

Clinker asphalt : Klinker asfalt.

Clinker built : Bindirme kaplamalı (gemi). Bindirme kaplamalı. Kaplama parçaları birbirine bindirilmiş.

Clinker tong : Kanca. Isıtma kazanının ocak takımından bir aracı.

Clinker tongs : Cüruf kıskacı.

Clinker : Tuğla. Klinker. Donmuş lav kütlesi. Sert materyal. Kiremit tuğlası. Curuf. Cüruf. Başarısızlık. Cüruf parçası. Dışık.

Clinkering coal : Cüruflu kömür. Dışıklı kömür.

Clinch a bargain : İyi bir anlaşma yakalamak. İyi pazarlık etmek.

Clinked : Şıkırdamak. Şıngırdatmak. Tınlamak. Çınlatmak. Şıngırdamak. Tıkırdamak. Şangırdatmak. Şangırdamak. Tıngırdamak. Tokuşturmak.

Clinking : Tıngırtı. Şıkırdama. Tıkırtı.

Clink glasses : Bir şerefe kaldırmayı teklif etmek veya şerefine içmek. Kadeh kaldırmak. Şerefe yapmak.

İngilizce Clinkers Türkçe anlamı, Clinkers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clinkers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dross : Süprüntü. Metal yüzünde oluşan cüruf. Maden posası. Artık. Posa. Dışık. Değersiz şeyler. Değersiz şey. Kül curuf.

 

Cindering : Kor. Curuf. Marsık. Kül. Köz. Letiye. Yanmış kömür artığı. Dışık.

Clear out : Yıkılmak. Tahliye etmek. Tüymek. Boşaltmak. Boşaltıp temizlemek. Sıvışmak. Defolmak. Hepsini satmak. Çekilip gitmek. Ortadan kaybolmak.

Cover : İçermek. Örtmek. Kaplamak. Kapsamak. Üstünü kapatmak. Üzerini kapatmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Kılıf. Almak.

Clean out : Boşaltıp temizlemek. Parasız bırakmak. Bir yeri temizlemek. Ayıklamak. İçini silmek. Para sızdırmak. Seçmek. Soymak. Birşeyin içini boşaltmak. Temizlemek.

Scoriae : Mucur.

Cinder : Kor. Letiye. Curuf. Kül. Köz. Yanmış kömür artığı. Dışık. Marsık.

Bricky : Tuğladan.

Offscum : Pis köpük tabakası. Çöp. Döküntü. Pislik. Kir. Süprüntü. Atık.

Sullage : Lağım suyu. Pissu. Pislik. Mil. Kir. Çamaşır makineleri ve lavabolar tarafından oluşturulan atık su. Curuf tortu. Gri su.

Clinkers synonyms : bricked, slag, sprue, clinker, skimming, scoria, cinders, brick.

Clinkers zıt anlamlı kelimeler, Clinkers kelime anlamı

Uncover : Örtüsünü ya da kapağını açmak. Deşifre etmek. Üstünü açmak. Kapağını açmak. Ortaya çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Açmak (örtü, kapak vb). Şapka çıkarmak. Örtüsünü açmak. Ortaya çıkmasını sağlamak.

Stay : Kalma. Durmak. Beklemek. Kalma süresi. İkamet etmek. Önlemek. Kalış. Bastırmak. Alıkoymak. Ertelemek.