Clinking türkçesi Clinking nedir

Clinking ingilizcede ne demek, Clinking nerede nasıl kullanılır?

Clink glasses : Bir şerefe kaldırmayı teklif etmek veya şerefine içmek. Şerefe yapmak. Kadeh kaldırmak.

The clink : Tınlamak. Tıkırdatmak. Şıkırdatmak. Şangırdamak. Tokuşturmak. Şıkırdamak. Tınlatmak. Çınlamak. Şangırdatmak. Şıngırdatmak.

Clink : Şangırdatmak. Tıngırdamak. Şıkırdatmak. Şıngırdamak. Tokuşturmak. Tıkırdatmak. Tınlatmak. Çınlatmak. Tıkırdamak. Şıngırdatmak.

Clinked : Şangırdatmak. Şıngırdamak. Şıngırdatmak. Tıkırdatmak. Şıkırdatmak. Çınlatmak. Şangırdamak. Tokuşturmak. Tıngırdamak. Tınlatmak.

Clinker : Donmuş lav kütlesi. Dışık. Kiremit tuğlası. Cüruf oluşturmak. Tuğla. Sert tuğla. Başarısızlık. Curuf. Cüruf parçası. Klinker.

Clinks : Tıkırdatmak. Tıkırdamak. Şıngırdatmak. Çınlamak. Tokuşturmak. Şangırdatmak. Şıngırdamak. Şıkırdatmak. Çınlatmak. Şangırdamak.

Clinker tong : Kanca. Isıtma kazanının ocak takımından bir aracı.

Clinker asphalt : Klinker asfalt.

Clinker built : Kaplama parçaları birbirine bindirilmiş. Bindirme kaplamalı (gemi). Bindirme kaplamalı.

Clinkers : Kiremit tuğlası. Klinker. Cüruf. Tuğla. Kıç tüylerine veya hayvan tüyüne yapışmış dışkı parçası. Donmuş lav kütlesi.

 

İngilizce Clinking Türkçe anlamı, Clinking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clinking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Strums : Çalmak. Telli çalgıyı tıngırdatmak. (kadın) mastürbasyon. Kulak tırmalayan ses. Zımbırdatmak. Kötü çalmak. Tıngırdatmak. Acemice çalmak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Reverberant : Rezonant.

Tapping : Dağılma (elektronik terimi). Kılavuzla deliklere diş açma. Vida dişi çekme. Tıklama. Akıtma. Sık aralıklı sesler oluşturmak için bir tel üzerinde sol elle çekiçleme ve salma yöntemleri uygulanırken aynı tele sağ elin bir parmağıyla veya penayla değişik perdeler üzerinden dokunulması yöntemi. Hafifçe vurma. Kılavuz çekme. Pıtırtı.

Tangs : Su yosunu. Madeni ses. Acı tat. Ağızda kalan tad. Berazban. Pırazvana. Keskin bir tat. Keskin tat. Suyosunu.

Click : Kapanıvermek. Jetonu düşmek (argo terim). Anlamak. Şapırdatmak. Şansı olmak. Ses çıkarmak. Tıkırdatmak. Mandallamak. Çıt etmek.

Fremitus : Hırıltı (tıp veya medikal terimi). Hırıltı. Titreme.

Twangles : Tıngırdamak. Tıngırdatmak.

Tang : Keskin koku. Keskin bir tat. Pırazvana. Pirazvana. Berazban. Suyosunu. Madeni ses. Tangırdamak. Ağızda kalan tad.

Strummed : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Çalmak. Telli çalgıyı tıngırdatmak. Acemice çalmak. Kulak tırmalayan ses. Zımbırdatmak. Tıngırdatmak. (kadın) mastürbasyon. Kötü çalmak.

Twangler : Tıngırdamak. Genizden ses çıkarmak. Telli çalgı çalmak. Genizden konuşmak. Tıngırdatmak. Genizden çıkmak. Genizden çıkan ses. Genizden konuşma.

Clinking synonyms : tinklings, tinkling, twanging, twang, rattling, clack, clicking, rattlings, clacks, tappings, twangle, strum, clacked, twangled, twanged, tanged.

Clinking zıt anlamlı kelimeler, Clinking kelime anlamı

Clinking antonyms : unreverberant.