Tıkırdamak nedir, Tıkırdamak ne demek

  • "Tıkır tıkır" ses çıkarmak, tıkırtı yapmak

"Tıkırdamak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kapının yavaşça tıkırdadığını işitiyorlar." - E. M. Karakurt

Tıkırdamak anlamı, kısaca tanımı:

Tıkır : Para. Tıkırdayan, birbirine vuran, çarpan şeylerin çıkardığı ses.

Çıkarmak : Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Gidermek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Göstermek. Yayımlamak. Yapmak, üretmek. Sonunu getirmek. Bulmak, ortaya koymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Yollamak, göndermek. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Fotoğraf çektirmek. Söylemek. Hatırlamak. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Sunmak. Resim yapmak. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Boşaltmak. Sağlamak, elde etmek.

Tıkırtı : Tıkırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı.

Yapmak : Davranmak, hareket etmek. Olmasına yol açmak. Üretmek. Salgılamak, çıkarmak. Yol almak. Olmak. Evlendirmek. Onarmak, tamir etmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Bir durum yaratmak. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Edinmek, sahip olmak. Dışkı çıkarmak.

 

Diğer dillerde Tıkırdamak anlamı nedir?

İngilizce'de Tıkırdamak ne demek? : v. clink, click, tick, clack

Fransızca'da Tıkırdamak : cliqueter, craqueter

Almanca'da Tıkırdamak : v. ticken

Rusça'da Tıkırdamak : v. греметь, прогреметь