Inlaying türkçesi Inlaying nedir

Inlaying ingilizcede ne demek, Inlaying nerede nasıl kullanılır?

Inlay grafting : Geniş kemiklerde kırık sahayı içine alan ve greftin sıkıca yerleşebileceği bir yatak hazırlayıp kortikal kemik şeridi bu yatak içine çakılması, inlay greftleme. Gömük greftleme. İnlay greftleme.

Inlay mask : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Örtülü bileştirmede, birinci resmi örterek ikinci resmin dolduracağı bölümü oluşturan örtü. Bileştirme örtüsü.

Sliding inlay grafting : Kaydırmalı gömük greftleme. Kırığın üst ucundan kaldırılan uzun bir kortikal şeridin alt parçasından hazırlanan bir yatak içine kaydırılması suretiyle psödo-artroz sahasının köprülenmesi.

Inlay : İçine kakmak. Gömmek. Döşemek. Kakma işi. Kakma. Kakmak. Kakma yapmak. Kakma işlemek. Kakmacılık. Parke kaplamak.

Inlays : Parke kaplamak. İnley. Kakma işlemek. Kakmak. Döşemek. Çerçevelemek.

Inland bill of exchange : Yurtiçi poliçe. Bir ülke içinde çekilen ve aynı ülkede ödenen poliçe.

Inland ice : Güney ucayı büyüklüğünde kıtaları kaplayan buzul örtüsü. Karasal buzul örtüsü.

Inland brain drain : İç beyin göçü. Bireylerin eğitim gördükleri ve uzmanlaştıkları alanın dışında başka bir işte çalışmaları.

 

Inlace : Oya işi yapmak.

Inland customs office : Ülkenin iç bölgelerinde görev yapan gümrük yönetimi eskiden, yerli malın il, eyalet sınırını geçişinde alınan gümrük vergisi. (bugün uygulanmamaktadır.). İçgümrük.

İngilizce Inlaying Türkçe anlamı, Inlaying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inlaying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frame : Kurmak. Çerçeve. Kare (film için). Dalavere yapmak. Çeşitli sirk donanımını desteklemede kullanılan ana çadırın çatısına tutturulmuş dikdörtgen demir iskelet. İskelet. Alıcının penceresinden dolayı, bir filmin üzerinde her bir resmin yüzeyini sınırlayan, dikdörtgen oluşturan doğrular. Belirtmek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dile getirmek.

Inlay : Kakma yapmak. Dişçi. Gömmek. İçine kakmak.

Enframed : Çerçevelenmiş. Çerçeve içine konulmuş.

Inlaid : İşlemeli. Kakma işlenmiş. Gömme. Kakmalı.

Install : Atamak. Törenle makamına getirmek (yeni seçilmiş veya atanmış birini). Yerleştirmek. Kurmak (yazılım). Başa geçirmek. Monte etmek. Takmak (bir aygıtı). Tesisatı döşemek (kalorifer veya elektrik vb).

Parqueted : Gösteri salonlarında orkestraya bitişik bölüm. Sıva. Parter. Parke döşemek. Parke.

Furnishes : Sağlamak. Tedarik etmek. Sunmak. Vermek. Donatmak. Dekorasyon yapmak. Tefriş etmek. Teçhiz etmek. Mobilya döşemek.

Push : Dürtme. Vuruşta elin toptan ayrılmadan bir süre kalması eylemi. Destek. Zorla kabul ettirmek. ...yaşına merdiven dayamak. Merdiven dayamak. Güç. İtmek.

 

Nailing : Çivi çakmak. Kavramak. Meydana çıkarmak. Vurmak. Mıhlamak. Çivileme. Çakma. Çivilemek. Yakalamak.

Inlaying synonyms : piping, musical performance, bestud, pave, embossments, birth, egg laying, parquet, embeds, lay down, embed, embosses, enframe, prod, appoints, mount, prodded, appointing, mounted, beetled, bordering, enframing, beetle, enframes, stopping, birthing, bowing, prods, drive in, upholster, nail, transposition, floors.

Inlaying zıt anlamlı kelimeler, Inlaying kelime anlamı

Defensive : Defansif. Savunmalı. Savunma. Savunucu. Savunan. Savunmaya yarayan. Savunmaya geçen (hedef alındığını zannederek). Koruyucu. Koruyan. Savunma amaçlı.

Inlaying antonyms : nonindulgent.