Çerçevelemek nedir, Çerçevelemek ne demek
"Çerçevelemek" ile ilgili cümle
- "İnce çeneli uzun yüzünü siyah yemeni sımsıkı çerçeveliyor." - H. E. Adıvar
Çerçevelemek anlamı, tanımı:
Çerçeveleme : Çerçevelemek işi. Filmi çekilecek başlıca cismin gerek büyüklük gerek yer bakımından görüntü çerçevesine göre düzenlenmesi işi.
Çerçeve : Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık.
Geçirmek : Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Etmek, yapmak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Giymek, giyinmek. Zaman harcamak. Hastalık bulaştırmak. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Vurmak. Birine kötü söz söylemek. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak.
Bir : Bir kez. Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Beraber. Sayıların ilki. Sadece. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Aynı, benzer.
Almak : Kendine ulaştırılmak, iletilmek. İçeri sızmak, içine çekmek. Bürümek, sarmak, kaplamak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Kısaltmak, eksiltmek. Göreve, işe başlatmak. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. İçine sığmak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Yol gitmek, mesafe katetmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Sürükleyip götürmek. Örtmek, koymak. Erkek, kadınla evlenmek. Kazanmak, elde etmek. Soldurmak. Birlikte götürmek. Görevden, işten çekmek. Yer değiştirmek. Satın almak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Ele geçirmek, fethetmek. Temizlemek. Yutmak, kullanmak. Yolmak, koparmak. İçecek veya sigara içmek. Gidermek, yok etmek. Başlamak. Tat veya koku duymak. Kazanç sağlamak. Çalmak.
Diğer dillerde Çerçevelemek anlamı nedir?
İngilizce'de Çerçevelemek ne demek? : v. frame, enframe, mount, border, inlay
Fransızca'da Çerçevelemek : cadrer, encadrer
Almanca'da Çerçevelemek : v. einrahmen, fassen, rahmen
Rusça'da Çerçevelemek : v. обрамлять, оправлять, вделывать, обрамить, оправить, вделать


Bu kısımda Çerçevelemek nedir? Çerçevelemek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çerçevelemek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çerçevelemek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.