Kakmak nedir, Kakmak ne demek
- İtmek, vurmak.
- Vurarak dar bir yere sokmak

- Kakma yapmak.
"Kakmak" ile ilgili cümle
- "Kimi duvarlarına renkli taşlar kaktı. Kimi bahçesine ağaç dikti." - L. Tekin
Yerel Türkçe anlamı:
Yağlı, şekerli ve benzeri yiyecekler bıktırmak, tıkamak: Fazla yağlı kebap yiyemem, kakar beni.
Gaga
Sıçrayıp kalkmak.
Çakmak
Kalkmak, yerinden kalkmak
Yürümek.
İteklemek kakalamak
1.bk. kakma (VIII).
Sürmek.
Gaga ile vurmak, gagalamak.
Diğer sözlük anlamları:
Kalkmak, kabarmak.
Çalmak, vurmak, itmek, tepmek.
Çakmak, saplamak
Kakmak anlamı, tanımı:
Ağaçkakan : Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).
Kuyrukkakan : Kara tavukgillerden, böcek ve meyve ile beslenen küçük ötücü bir kuş (Saxicola).
Kakma : Kakmak işi. Ağaç üzerinde veya diğer ahşap malzemede, mobilyada, belirlenmiş desen ve çizimlere göre oyulmuş yuvalara gümüş, sedef vb. süs maddeleri kakılıp oturtularak yapılmış olan iş.
Bir fende kazık kakmak : Bir bilgi veya bilim dalında saplanmış kalmak.
Temel kakmak : Bulunduğu yerden kolay kolay ayrılacak gibi olmamak.
İtmek : Bir şeyi güç uygulayarak ileri götürmek. Sürüklemek, sevk etmek. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisinden uzaklaşmaya zorlamak, çekmek karşıtı. Kapı, pencere vb.ni güç uygulayarak açmak veya kapamak. Bulunduğu yerden aşağı düşürmek.
Vurmak : Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Hızla değmek, çarpmak. Tavla oyununda pulu kırmak. Silahla yaralamak, öldürmek. Çarpma işlemini yapmak. Çıkmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Olumsuz yönde etkilemek. Bağlama, ilişkilendirmek. Sürmek. Hızla çarpmak. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Manevi olarak yaralamak. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Duyulmak, hissedilmek. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Dokunmak, hasta etmek. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Kadeh tokuşturmak. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Takmak, koymak, bağlamak. İçki içmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Uygulamak, basmak, koymak. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Desteklemek, dayamak.
Yapmak : Davranmak, hareket etmek. Olmak. Dışkı çıkarmak. Düzenli bir duruma getirmek. Olmasına yol açmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Edinmek, sahip olmak. Salgılamak, çıkarmak. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Gerçekleştirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Yol almak. Bir durum yaratmak. Onarmak, tamir etmek. Üretmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Evlendirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek.
Sokmak : Belli etmeden kötü bir malı vermek. Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek. Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek. Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak. İçine veya arasına girmesini sağlamak. Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek. Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak. Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek.
Dar : Ev. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. Yurt. Yetersiz. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk.
Bir : Sayıların ilki. Bir kez. Aynı, benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Tek. Beraber. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayı kadar olan. Sadece.
Kakmaklamak : İtelemek, sarsmak, sokuşturmak.
Diğer dillerde Kakmak anlamı nedir?
İngilizce'de Kakmak ne demek? : v. push, inlay, beetle
Fransızca'da Kakmak : ficher, jeter à la figure
Almanca'da Kakmak : v. schubsen
Rusça'da Kakmak : v. толкать, вбивать, забивать, вколачивать, заколачивать, гравировать, насекать, толкнуть, забить, вколотить, заколотить, выгравировать, насечь

Bu kısımda Kakmak nedir? Kakmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kakmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kakmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.