Inpours türkçesi Inpours nedir

  • İçine veya içerisine akıtmak.

Inpours ingilizcede ne demek, Inpours nerede nasıl kullanılır?

Inpouring : İçe akan. İçine veya içerisine akıtmak.

Inport adapter mouse : Inport bağdaştırıcılı fare.

Inport mouse : Inport fare.

Microsoft inport adapter mouse : Microsoft ınport bağdaştırıcılı fare.

About winpopup : Winpopup hakkında.

Pinpointing : Ufacık nokta. Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek. Nokta. Tam yerini saptamak. Yerini belirlemek. Gerçek nedenini bulmak ya da tanımlamak. Nokta atışı yapmak. İğne ucu. Kesin olarak yerini belirtmek. Yerini tam olarak belirlemek.

Pinpoint : Yerini belirlemek. Tam yerini saptamak. Nokta atışı yapmak. İğne ucu. Yerini tam olarak belirlemek. Nokta. Kesin olarak yerini belirtmek. Tam yerini göstermek. Tam olarak saptamak. Belirlemek.

Tinpot : Aşağılık. Teneke kap. Beş para etmez. Değersiz.

Pinpointed : Harita üzerinde iğne saplayarak yerini göstermek. Nokta. İğne ucu. Tam yerini saptamak. Yerini tam olarak belirlemek. Nokta atışı yapmak. Yerini belirlemek. Gerçek nedenini bulmak ya da tanımlamak. Ufacık nokta. Kesin olarak yerini belirtmek.

Inpatients : Hastanede yatılı tedavi gören hasta. Hastanede yatarak tedavi gören. Hastanede yatarak tedavi gören hasta. Tıbbi tedavi aldığı süre boyunca hastanede kalan hasta. Hastanede yatan hasta. Yatan hasta.

 

İngilizce Inpours Türkçe anlamı, Inpours eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inpours ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inflow : İçeriye akış. Akın. Giriş. Ülkeye giren. İçeriye akma. İçe akış. Ülke içine akan. Ülkeye doğru akan. İçeri akış. Akış.

Inpouring : İçe akan.

Inside : İçerisine. İçerde. Ç. Kodeste. İçinde. Gizli. İçerisinde. İçine. İçeri.

Inrush : İçeriye hücum. Üşüşme. Ani boşalma. Birden boşalma. Akın. Baskın. Ani degaj.

Influx : İçeriye akış. İçeriye akma. Üşüşme. Kitlesel akın. İstila. Akın. Girdi. Akın etmek. Giriş. Nehir ağzı.

Inpours zıt anlamlı kelimeler, Inpours kelime anlamı

Outside : Den başka. Dış kısım. Dış (taraf). Dış. Dış görünüş. Ötesine. Dışarı. Dışarısı. Dıştan. Açık havada olan.

Outdoors : Dışarıda. Açık hava. Dışarısı. Açık havada.

Efflux : Sızma. Dışarı akış. Dışarı akma. Atık su. Akış. Akıntı. Akma. Sızıntı. Dışarı sızma.

Inpours antonyms : outflow.