Insecurity türkçesi Insecurity nedir

  • Güvenilmezlik.
  • Güvensizlik.
  • Sağlam olmama.
  • Adem-i emniyet.
  • Tehlikede olma.
  • Emniyetsizlik.
  • Kendine güveni olmama.
  • Zarara uğrama riski.

Insecurity ile ilgili cümleler

English: Your intolerance reflects your insecurity.
Turkish: Hoşgörüsüzlüğün güvensizliğini yansıtıyor.

Insecurity ingilizcede ne demek, Insecurity nerede nasıl kullanılır?

A feeling of insecurity : Güvensizlik duygusu.

Insecurities : Sağlam olmama. Güvenilmezlik. Güvensizlik. Adem-i emniyet. Zarara uğrama riski. Kendine güveni olmama. Tehlikede olma. Emniyetsizlik.

Insecure : Güvenliksiz. Sakat. Güvenliği olmayan. Güvensiz. Kendine güveni olmayan. Güvenilmez. Tehlikede olan. Sağlam olmayan. Emniyetsiz. Tehlikeli.

Insecurely : İstikrarlı olmayan bir şekilde. Şüpheli bir şekilde. Güvensizce. Güvensiz bir şekilde. Riskli bir şekilde. İstikrarsız bir şekilde. Özgüvensiz bir şekilde. Kesin olmayan bir şekilde. Tehlikeli bir şekilde. Şüpheyle.

Insecureness : Şüpheli olma durumu. Tehlikeli olan. Kesin olmamam durumu. İstikrarlı olmama durumu. Emniyetsizlik. İstikrarsızlık. Güvensizlik. Risklilik. Tehlike. Özgüvensizlik.

Feel insecure : Emniyetsiz hissetmek.

İngilizce Insecurity Türkçe anlamı, Insecurity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insecurity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Unsafety : Güvenliksizlik. Tehlikeli olma niteliği.

Anxiety : Merak. Bireylerin, toplumsal kümelerin herhangi bir güçlü istek ya da güdülerinin gerçekleşememesi olasılığı karşısında duydukları tedirginlik. Sıkıntı. Kaygılılık. Düşünce. Gaile. Vesvese. Endişe. Tasa. Kaygı.

Unreliableness : Güvensiz olma özelliği. Güvenilir olmama durumu. Güvenilmeme. Güvensiz olma durumu. Güvenli olmama özelliği.

Nonconfidence : İnanmama durumu. İtimatsızlık. Güvenilmez olma durumu.

Leeriness : Sakınma. Şüphe. İtimatsızlık. İhtiyat. Şüphelilik.

Insecureness : Risklilik. Şüpheli olma durumu. İstikrarlı olmama durumu. İstikrarsızlık. Özgüvensizlik. Şüphelilik. Tehlikeli olan. Tehlike.

Faithlessness : İnançsızlık. Döneklik. İnançsız. Hainlik. İmansızlık. Sadakatsızlık. Vefasızlık. Sadakatsizlik.

Uncertainty : Şüphe. Olayların gerçekleşme olasılığının bilinmediği durum. krş. risk. Belirsizlik. Kararsızlık. Kesin olmama. Tereddüt. Değişkenlik. Kesinsizlik. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.

Danger : Tehlikeli. Korku. Tehdit. Tehlike. Risk. Varta. Çekince.

Insecurity synonyms : unsafeness, mistrustfulness, untrustworthiness, unsoundness, distrust, lack of confidence, distrusting, mistrust, trickiness, shiftiness, unreliability, distrustfulness, slipperiness, disbeliefs, mistrusts, distrusts, insecurities, speciousness, mistrusting, disbelief.

Insecurity zıt anlamlı kelimeler, Insecurity kelime anlamı

Secureness : Emniyet. Güvenlilik. Tehlikeden uzak olma. Eminlik.

Security : Güvence. Rehin. Bilgisayar, hukuk, gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Depozito. Güvenlik önlemleri. Selamet. Hisse senedi, devlet tahvilleri, özel kesim tahvilleri ve poliçe gibi finansal varlıklara verilen genel ad. Borçlanım, tutu, yapı tutusu, değerli kağıt, pay ve borç belgitleri, taşınır değer, güvence ödeği, her çeşit tecimsel belgit, borsaya verilsin verilmesin iyesi ya da taşıyanına bir alacak sağlayan belge. Kefil. Korkusuzluk.

 

Safety : Safeti. Güven. Asayiş. Koruyucu. Güvenlik. Korkusuzluk. Emniyet. Selamet. 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker.

Insecurity ingilizce tanımı, definition of Insecurity

Insecurity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The condition or quality of being insecure. Hazard. Want of safety. Insecurity of a debt. As, the insecurity of a building liable to fire. Danger.