Insolence türkçesi Insolence nedir

Insolence ile ilgili cümleler

English: Your insolence comes from your messianic complex.
Turkish: Küstahlığın, senin Mesih kompleksinden geliyor.

Insolence ingilizcede ne demek, Insolence nerede nasıl kullanılır?

Insolent : Cüretkar. Aşağılayıcı. Saygısız. Küçük düşürücü. Kaba. Cüretli. Terbiyesiz. Dili uzun. Arsız. Küstah.

Insolently : Küstahça.

Insolents : Saygısız. Cüretkar. Aşağılayıcı. Küstah. Cüretli. Terbiyesiz. Dili uzun. Küçük düşürücü. Arsız.

Be insolent : Yüzsüz olmak.

Behave insolently : Küstahlık etmek.

Insoluble substance : Eritilemez madde. Çözülmez madde. Çözünmez madde. Erimez madde.

Insoluble : Çözümsüz sorun. Erimez madde. Bir çözgen içinde çözünme özelliği göstermeyen. Çözülmez. Çözülemez. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çözümsüz. İçinden çıkılmaz. Halledilemez. Bir çözücü içinde hiç çözünmeyen ya da çok az çözünen özdek.

Insole : Ayakkabı astarı. Taban keçesi. Ayakkabıda dış tabanın altındaki katman. Taban astarı. Taban içi. Keçe. İç taban.

Insoluble in water : Suda çözünmez.

Insolate : Güneş altında tutmak. Güneşte kalmak. Güneşe koymak. Güneşlenmek. Güneş ışığına maruz bırakmak. Güneşe maruz bırakmak. Güneşlendirmek. Güneş ışığına maruz kalmak.

 

İngilizce Insolence Türkçe anlamı, Insolence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insolence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brazenness : Sıkılmazlık. Utanmazlık.

Facelessness : Anonimlik. Yüzsüz olma durumu. Kimliksizlik. Yaratıcısı bilinmeme. Tanımlanamazlık.

Epithets : Sıfat. Nitem. Tamlayan. Yakıştırma. Söz (övücü veya hakaret edici). Lakap. Sanlık. Belgeç. Laf.

Offence : İncinme. Gücendirme. Dargınlık. Kabahat. Biçimsel suç. Darılma. Ağır suç. Suç. Gücenme. Kusur.

Discourteousness : Kabalık. İncelikten yoksunluk. Nezaketsizlik.

Affront : Hakaret etmek. Gücendirmek. Aşağılamak. Duygularını incitmek. Tahkir etmek. Kırmak. Hakarette bulunmak. Küçük düşürmek. Kabalık etmek.

Cuss word : Küfür. Küfürlü konuşma.

Adventurousness : Çılgınlık. Pervasızlık. Korkusuzluk. Maceracılık. Maceraperestlik.

Defamations : Kara çalma. Karalama. İftira. Karacılık. Bühtan. Lekeleme. İftira atma. Tahkir.

Abasement : Alçalma. Küçük düşürme. Hürmetten salma. Gururunu kırma. Kibrini kırma. Alçaltma. Zillet. Aşağılanma. Küçülme.

Insolence synonyms : offensive activity, common manners, debasement, coolness, flippancy, contumelies, desecrations, indignity, dicacity, crust, arrogance, brassiness, brasses, cusswords, effrontery, affronting, audaciousness, contempts, audacities, courage, denigrations, contempt, discourtesy, flippancies, abasements, epithet, brass, belittlement, brashness, derringdo, rudeness, brusquerie, hotfoot.

 

Insolence zıt anlamlı kelimeler, Insolence kelime anlamı

Courtesy : İltifat. Nezaket. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi. Kibarlık. İncelik. Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi. Nezaketen parasız verilen şey. Sarayda görgü kuralları. Teveccüh. Hürmet.

Insolence ingilizce tanımı, definition of Insolence

Insolence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality of being unusual or novel. To insult.