Hakaret nedir, Hakaret ne demek

Hakaret; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Onur kırma, onura dokunma.
  • Küçültücü söz ya da davranış

"Hakaret" ile ilgili cümleler

  • "Hakaretlerle bağırarak haşlıyor ve onlara ambarda ve güvertedeki yerlerini gösteriyordu." - Y. K. Beyatlı

Yerel Türkçe anlamı:

Hakaret

Hakaret hakkında bilgiler

Hakâret, şerefe karşı işlenen bir suç olup; bütün ülkelerin ceza sistemlerinde cezayı gerektiren bir eylem olarak tanımlanmıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinde "bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına zarar verebilecek bir fiil, olgu, yakıştırma veya söz" olarak tanımlanmaktadır.

Kimi hukuk sistemlerinde suçun mağdurunun görevi ya da konumu verilecek cezada artırıma ve farklı soruşturma usullerinin benimsenmesine neden olmuştur. Türkiye'de hakaret suçu, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmediği takdirde dava açılması mağdurun şikayetine bağlıdır. Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret suçunun işlenmesi halindeyse, kurulu oluşturan tüm üyelere hakaret edilmiş sayılır.

Suçun haksız bir fiile tepki olarak veya kişiler arasında karşılıklı olarak işlenmesi halinde cezada indirime gidilebileceği gibi, ceza verilmeyebilir de. Eğer kasten yaralama suçuna bir tepki olarak hakaret edilmişse, faile ceza verilmez.

 

Yargı organları ile idari makamlar nezdinde yapılmış olan başvurular ile iddia ve savunmalarda, somut kanıtlara dayanılarak yapılmış olan olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında olduğundan suç teşkil etmez.

Hakaret ile ilgili Cümleler

  • Ona hakaret edildi.
  • Hakaret etmeye gerek yok.
  • Hakaret edilmesine rağmen öfkesini tutmayı başardı.
  • Öğrenciler genellikle bir hakaret olarak birbirlerine "homo" derler.
  • Tom'a hakaret etmek istemiyorum.
  • Benim zekama hakaret etmeyin.
  • O bir hakaret miydi?
  • Bu bir iltifat mı yoksa hakaret mi?
  • Tom'a hakaret etme.
  • Hakaret edildim.

Hakaret anlamı, tanımı:

Onur : Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar. İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis.

Hakaret etmek : Bir şeyi veya bir kimseyi aşağılık ve değersiz gösterecek biçimde davranmak.

Hakaret görmek : Ağır veya küçültücü davranış görmek, aşağılanmak.

Hakaret saymak : Bir sözü veya davranışı hakaret olarak kabul etmek.

Hakaretamiz : Hakaret içeren, hakaret dolu.

Kırma : Kırılmış veya dövülmüş tahıl. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Melez. Ot bitmeyen bayır. Pili. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Kırmak işi.

Dokunma : Dokunmak (II) işi. Dokunmak (I) işi, temas.

Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Şerefe : İçki içilirken kadeh kaldırarak karşısındakine değer verildiğini belirtmek için söylenen söz, sağlığına veya sağlığınıza.

 

Ülke : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge. Devlet.

Ceza : Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım. Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım.

Sistem : Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Düzen. Model, tip. Dizge. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Yol, yöntem.

Söz : Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Hakaret anlamı nedir?

İngilizce'de Hakaret ne demek? : n. insult, revilement, defamation, affront, contempt, contumely, cuss word, epithet, hotfoot, indignity, invective, opprobrium, outrage, slap, slap in the face, slight, slur, snub

Fransızca'da Hakaret : insulte [la], outrage [le], injure [la], affront [le], camouflet [le], offense [la]

Almanca'da Hakaret : n. Beleidigung, Beschimpfung, Ehrenkränkung, Injurie, Insult, Insultation, Schmähung

Rusça'da Hakaret : n. оскорбление (N), надругательство (N), пренебрежение (N)