Dokunma nedir, Dokunma ne demek

  • Dokunmak (I) işi, temas
  • Dokunmak (II) işi.

Dokunma kısaca anlamı, tanımı:

Dokunma duyusu : Deri üzerine yapılmış olan değme, vurma, bastırma, çekme vb. etkileri alan duyu.

Dokunmabana : Kanser.

Dokunmak : İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Sağlığını bozmak. Almak, kullanmak, el sürmek. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. Hafifçe değmek. İlişkin, ilgili olmak, değinmek. Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek.

Arına dokunmak : Utanç duymak.

Asabına dokunmak : Sinirine dokunmak.

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın : "birçok kimse, kendilerine kötülüğü dokunmayan kişiye ilişmek istemez" anlamında kullanılan bir söz.

Faydası dokunmak : Yararı dokunmak.

Gayretine dokunmak : Bir işi yapamayacağını ileri sürenlere kızarak veya kendisinin yapması beklenen işi başkasının yapmasından utanç duyarak başarmaya çalışmak.

Gönlüne dokunmak : Üzülmek, rahatsızlık duymak.

Gururuna dokunmak : Kişiliği zedelenmek, onuru kırılmak.

Hayrı dokunmak : Yararlı olmak.

Haysiyetine dokunmak : Onuru incinmek.

 

Hizmeti dokunmak : Görevde bulunmak, iş yapmak.

İçine dokunmak : Dertlendirmek, üzmek.

İşin ucu birine dokunmak : Bir işten dolaylı olarak zarar görmek.

İyiliği dokunmak : Yararlı olmak, yararını görmek.

İzzetinefsine dokunmak : Gücüne gitmek. onuruna dokunmak.

Kalbe dokunmak : Acı veya üzüntü vermek.

Kanına dokunmak : Çok sinirlenmek.

Kibrine dokunmak : Gururu zedelenmek.

Kılına dokunmamak : Bir kimseye dokunacak, zarar verecek en ufak bir davranışta bile bulunmamak.

Kurşun dokunmak : Mermi isabet etmek.

Merakına dokunmak : İlgisini çekmek.

Namusuna dokunmak : Birinin namus ve onurunu olumsuz biçimde etkilemek.

Noktasına virgülüne dokunmadan : Hiçbir müdahale olmadan. olduğu gibi.

Onuruna dokunmak : Birinin gururunu, haysiyetini incitmek.

Suya sabuna dokunmamak : Sakıncalı konularla ilgilenmemek, bunlardan söz etmemek. davranışlarını kimseyi incitmeyecek biçimde ayarlamak.

Tüyüne dokunmamak : Dokunacak, zarar verecek en ufak bir davranışta bulunmamak.

Ucu dokunmak : Birine olumsuz etkisi veya zararı gelmek.

Yararı dokunmak : Yararlı olmak, kâr sağlamak.

Yüreğine dokunmak : Üzülmek.

Zararı dokunmak : Kötülüğe uğratmak.

Temas : Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet. Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. Dokunma. Değme, dokunma, dokunuş, değinti. Değinme, sözünü etme, bahsetme.

 

Dokunma ile ilgili Cümleler

  • Bu bardağa dokunmayın.
  • Bir şeye dokunmadın, değil mi?
  • Ali neredeyse kahvaltısına dokunmadı.
  • Hiç kimse buna dokunmak istemiyor.
  • Dokunma.
  • Eşyama dokunmanı istemiyorum.
  • Dokunma. Olduğu gibi bırak.
  • Tom'un bilgisayarıma dokunmasına izin verme.
  • Tom'un buna dokunmasına izin verme.

Diğer dillerde Dokunma anlamı nedir?

İngilizce'de Dokunma ne demek? : adj. tactile, tactual

n. touching, contact, touch, feeling, handling, palpation, tact

interj. don't touch, hands off

Fransızca'da Dokunma : toucher [le], attouchement [le], contact [le], effleurement [le], tact [le]

Almanca'da Dokunma : n. Berührung, Gewebe, Kontiguität

Rusça'da Dokunma : n. касание (N), прикосновение (N), затрагивание (N), осязание (N), туше (N)