Affront türkçesi Affront nedir
- Kırmak.
- Tahkir etmek.
- Duygularını incitmek.
- Hakaret.
- Aşağılamak.
- Küçük düşürmek.
- Kabalık etmek.
- Hakaret etmek.
- Gücendirmek.
- Hakarette bulunmak.
Affront ingilizcede ne demek, Affront nerede nasıl kullanılır?
Give affront to : Hakaret etmek. Küçük düşürmek. Herkesin içinde hakaret etmek. Kızdırmak. Gücendirmek.
Suffer an affront : Hakarete uğramak.
Affronted : Gücendirmek. Hakarete uğramış. Hakaret edilmiş. Hakarete maruz kalmış. Hakaret etmek (herkesin içinde). Küçük düşürmek.
Affrontedly : Küçük düşürülmüş bir şekilde.
Affronter : Küçük düşüren kimse. Hakaret eden kimse. Yüzüne hakaret etme.
Affray : Kavga. Dalaş. Arbede. Dövüş. Gürültü. Kavga kıyamet.
Affronts : Kabalık etmek. Tahkir etmek. Kırmak. Hakaret etmek. Gücendirmek. Aşağılamak. Hakarette bulunmak. Küçük düşürmek. Hakaret.
Affranchise : Serbest bırakmak. Azat etmek. Salıvermek.
Staffroom : Personel salonu. Öğretmenler odası. Dinlenme salonu.
Saffron : Safran. Safran renginde. Safran rengi. İtboğan. Sarıçiğdem. Süsengiller (ıridaceae) familyasına ait, soğanlı, sonbaharda mor çiçek açan bitkiler. erkek organları toplanıp kurutularak toz haline getirilir ve boyar madde olarak kullanılır.
İngilizce Affront Türkçe anlamı, Affront eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Affront ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Breach : Dalgaların sahile vurup kırılması. Karşı gelmek. İhlal. Çiğneme. Bozmak. Bozma (anlaşmayı). Bozulma. Yarık. Gedik.
Defamation : İftira. Karalama. Lekeleme. Aşağılama.
Chafe : Sürterek aşındırmak. Sürtmek. Yıpratmak. Aşınmak. Rahatsız etmek. Ovarak aşındırmak. Sürtünmek. Kızdırmak. Kızmak.
Disrespect : Hürmet etmemek. Nezaketsizlik. Kabalık. Saygısızlık. Saygısızlık etmek. Saymazlık. Hürmetsizlik. Saygısızlık yapmak. Saymamak.
Displease : Sinirlendirmek. Kızdırmak. Darıltmak. Hoşuna gitmemek. Hoşa gitmemek. Canını sıkmak.
Disdaining : Tepeden bakmak. Horgörmek. Tenezzül etmemek. Küçümsemek. Hafife almak. İğrenmek. Hor görmek. Küçük görmek. Reddetmek.
Badgering : Eziyet etmek. Başının etini yemek (argo terim). Eziyet etme. Rahat vermemek. Kızdırmak. Yakasını bırakmamak. Rahatsız etmek.
Offend : Rahatsız etmek. Suç işlemek. Hoş gelmemek.
Demeaned : Alçaltmak. Davranış sergilemek. Davranmak. Küçültmek. Terbiyeli olmak.
Outrages : Zedelemek (gurur). Çiğnemek. Zorlamak. Yasadışı hareket. Kötü davranmak. Zorbalık. Rezalet.
Affront synonyms : diss, offensive activity, scandalisation, break down, debase, desecrating, chafes, contempts, belittle, offence, affronts, abases, demean, degrade, cuss word, breaching, contumely, chafed, epithet, desecrate, desecrates, disobliges, bruise, abased, cusswords, busted, give affront to, break, disdained, breaks, scandalization, disrespecting, break open.
Affront ingilizce tanımı, definition of Affront
Affront kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An encounter either friendly or hostile. To face in position. To front. To meet or encounter face to face.

Bu kısımda Affront kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Affront ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Affront anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Affront ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.