Insolent türkçesi Insolent nedir

Insolent ile ilgili cümleler

English: These bank employees seem so politely insolent lately. I wonder what's behind it.
Turkish: Bu banka çalışanları son zamanlarda çok kibarca küstah görünüyor. Ben bunun arkasında ne olduğunu merak ediyorum.

English: Ali is insolent.
Turkish: Ali küstah.

English: The waiter was insolent.
Turkish: Garson terbiyesizdi.

English: Don't be insolent.
Turkish: Küstahlaşma.

Insolent ingilizcede ne demek, Insolent nerede nasıl kullanılır?

Be insolent : Yüzsüz olmak.

Insolently : Küstahça.

Insolents : Küstah. Aşağılayıcı. Saygısız. Dili uzun. Terbiyesiz. Arsız. Cüretkar. Küçük düşürücü. Cüretli.

Behave insolently : Küstahlık etmek.

Insolence : Küstahlık. Cüretkarlık. Hürmetsizlik. Saygısızlık. Arsızlık. Yüzsüzlük. Aşağılama. Hakaret. Cüret.

Insolubility : İçinden çıkılmazlık. Umarsızlık. Katışmazlık. Erimez olma durumu. Çözülmezlik. Çözümsüzlük. Çözünmezlik. Erimezlik.

Insolate : Güneşlendirmek. Güneşlenmek. Güneş ışığına maruz bırakmak. Güneşe koymak. Güneşe maruz bırakmak. Güneş altında tutmak. Güneş ışığına maruz kalmak. Güneşte kalmak.

 

Insoluble in water : Suda çözünmez.

Insoluble substance : Çözülmez madde. Eritilemez madde. Çözünmez madde. Erimez madde.

Insolubleness : Çözümsüzlük. Çözünmezlik.

İngilizce Insolent Türkçe anlamı, Insolent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insolent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Courageous : Mert. Gözü pek. Yürekli. Erkek. Gözüpek. Yiğit. Şeci. Korkusuz. Mertçe. Cesur.

Darings : Cesurluk. Rizikolu. Cüret. Cesaret. Pervasızlık. Gözüpeklik. Korkusuz. Gözüpek. Yiğitlik.

Brassiest : Gürültücü ve kaba (kadın). Pirinç sarısı renginde. Sırnaşık. Pirinç kaplı. Pirinç gibi. Yüzsüz. Cırtlak.

Barbarian : Uygarlaşmamış. Gaddar. Uygarlaşmamış kimse. Vahşi. Greklerle romalıların, kendi kültür çevreleri dışında kalan budunlar için kullandıkları terim. Zalim. Barbar. Yabancı.

Snotty nosed : Sümüklü.

Broader : Genel. Hoşgörülü. Geniş. Ana. Göze çarpan. Aksanlı. Daha kapsamlı. Daha geniş. Esas.

Beastly : Berbat. Sevilmeyen. Çirkin. Hayvanca. İstenilmeyen. Beğenilmeyen. Kötü. Hayvan gibi. Sevimsiz.

Badass : Belalı. Güçlü etkisi olan. Çok çarpıcı. Sert çocuk. Başbelası. Agresif tip. Kabadayı. Baş belası. Çok etkileyici. Geçinmesi zor kimse.

Blackguards : Hain. Sövüp saymak. Alçak herif. İt. Rezil. Hergele. Küfürbaz. Alçak. Küfretmek.

Artless : Yalın. Sanatsız. Yapaylıktan uzak. Basit. Sade. Kültürsüz. İçten. Saflık. Açıksözlü.

Insolent synonyms : bodacious, balds, venturesome, discreditable, bald, derogatory, barefaced, derogative, depreciative, belittling, cocksy, hardier, brasher, dyslogistic, churlish, flippant, bold, asper, presuming, arrogant, beastliest, bawdies, forward, bare faced, brash, coarser, brassy, dismissive, abandoned, brazen, brashes, bawdy, bearish.

 

Insolent zıt anlamlı kelimeler, Insolent kelime anlamı

Respectful : Fark gözeten. Hürmetli. Riayet eden. Hürmetkar. Hatır sayan. Saygılı. Ayrıcalık yapan.

Ashamed : Mahçup. Utandırılmış. Üzülmüş. Utanç duyan. Utanmış. Mahcup.

Insolent ingilizce tanımı, definition of Insolent

Insolent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Strange. Deviating from that which is customary. Novel. Unusual.