Intermittent türkçesi Intermittent nedir

Intermittent ingilizcede ne demek, Intermittent nerede nasıl kullanılır?

Intermittent claudication : Klodikasyon intermitant. İntermittan klodikasyon. Arasıra olan topallama.

Intermittent contact printer : Ara değmeli basım aygıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aralı basım aygıtının değmeli çeşidi.

Intermittent current : Fasılalı akım. Kesintili akım. Belini aralıklarla kesilen fakat daima aynı yönde akan bir elektrik akımı. Kesikli akım. Düzenli olarak kesilen elektrik akımı.

Intermittent duty : Aralıklı çalışma. Kesintili çalışma. Aralıklı hizmet.

Intermittent fever : Belirli aralıklarla gelen ateş. Ara sıra olan yüksek ateş. Belirli aralıklarla meydana gelen ateş. Sıtma.

Intermittent printing : Aralı basım aygıtında aralı devinimle gerçekleştirilen basım. Aralı basım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Intermittent mechanism : Dar film göstericilerinde aralı devinimi sağlayan bir düzenek. Aralı devinim düzeneği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Intermittent running : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmin alıcı, gösterici ve basım aygıtında aralı devinimle yol alması. Aralı geçiş.

 

Be intermittent : Aralıklı olmak.

Intermittent firing : Kazanda ateşin kesik kesik yanması. bu durum özellikle otomatik yükleyiciler ve yağ yakıcılar kullanıldığı zamanda oluşur. Kesikli yanma.

İngilizce Intermittent Türkçe anlamı, Intermittent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intermittent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interruptedly : Aralıklı biçimde. Kesilerek.

Intermittently : Münavebe ile. Aralıklı olarak. Fasıla ile. Ara ile.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

On and off : Bir küs bir barışık. Zaman zaman. Düzensiz olarak. Kesintili olarak. Ara sıra. Bazen. Düzensiz aralıklarla. Aralıklarla. Aralıklı olarak.

Sporadic : Sporadik. Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması. Ara sıra görülen. Dağınık. Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen. Seyrek.

Noncontinuous : Devamlı olmayan. Sürekli olmayan. Kesik. Süreli olmayan.

Spaced out : Dalgın. Kendinden geçmiş. Dalmış. Sarhoş. Sarhoş (gibi). Uçmuş.

Scragglier : Düz olmayan. Bozuk. Darmadağınık. Çarpık çurpuk. İnişli çıkışlı. Engebeli. Düzensiz. Düzgün olmayan. Dağınık.

Intermissions : Antrakt. Tatil. Mola (voleybol veya basketbol). Perde arası. Aralık. Fasıla. Mola. İntermisyon. Ara.

Sparsest : Kıt. Seyrek.

 

Intermittent synonyms : fitfully, staccatos, repeated, dashed, abdominal pain, spasmodical, abdominal ovariectomy, by snatches, untidy, a c syndrom, abdominal distention, abdomen, a band, unorderly, abattoir, instable, intermission, sparse, discontinuous, a crochordon, incised, a amplitude mod, spasmodic, impermanent, by jerks, abamectin, episodic, spacing out, wildcats, interleaved, a dna, disordered, abdominal palpation.

Intermittent zıt anlamlı kelimeler, Intermittent kelime anlamı

Continual : Ardı arkası gelmeyen. Sürekli. Devamlı. Sık. Aralıksız. Mütemadi. Ardı arkası kesilmeyen. Süregelen. Sıkça. Durmadan.

Intermittent ingilizce tanımı, definition of Intermittent

Intermittent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Periodic. An intermittent fever or disease. Coming and going at intervals. Alternating. Recurrent. As, an intermittent fever.