Sporadic türkçesi Sporadic nedir

  • Seyrek.
  • Sporadik.
  • Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması.
  • Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen.
  • Dağınık.
  • Ara sıra görülen.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Sporadic ile ilgili cümleler

English: Does the error occur regularly or sporadically? Is the error reproducible?
Turkish: Hata normal mi yoksa düzensiz mi meydana geldi? Hata yeniden üretilebilir mi?

Sporadic ingilizcede ne demek, Sporadic nerede nasıl kullanılır?

Sporadic abortus : Belirli bir neden olmadan seyrek görülen yavru atma. Sporadik yavru atma.

Sporadic bovine encephalomyelitis : Sığırlarda, chlamydia psittaci serotip-2 tarafından oluşturulan, damar duvarlarının, seröz zarların, eklem sinovyalarının yangısı ve seyrek olarak da ensefalomiyelitisle belirgin bir hastalık. klinik olarak yüksek ateş, zayıflık ve amaçsız yürüme görülür, buss hastalığı, bulaşıcı serözitis, sporadik sığır ensefalomiyelitisi, klamidiya enfeksiyonu. Sığırların sporadik ensafalomiyelitisi. Sporadik sığır ensefalomiyelitisi.

Sporadic disease : Sporadik hastalık. Salgından ayrı olarak tek tek oluşan olgular.

Sporadic dumping : Arada bir yapılan damping.

Sporadic lymphangitis : Sporadik lenfangitis. Atların arka bacak lenf damarlarında aniden biçimlenen ve özel olmayan bir yangıyla belirgin, bulaşıcı olmayan bir hastalığı, koca bacak hastalığı.

 

Carposporangium : Karpospor meydana getiren kırmızı alglerde döllenmeden sonra oluşan sporangiyum. Karposporangiyum. Karpospor meydana getiren kırmızı alglerde döllenmeden sonra oluşan sporangiyum. bu yapıdan sporofit oluşur.

Sporadin : Gregarine protozoonların olgun trofozoiti. Sporadin.

Chechen diaspora : Çeçen diasporası.

Leucosis lymphatica sporadica bovis : Genç sığırların sporadik lökozu. Sporadik sığır lökozu, sığır lökozu.

Sporangia : Spor kesesi. Sporangiya. Sferüller. İçinde sporlar geliştirilen kese (botanik terimi). Sporanjium.

İngilizce Sporadic Türkçe anlamı, Sporadic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sporadic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Far between : Seyrek olarak. Kırk yılda bir. Nadiren.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Periodic : Dönemsel. Ekonomi, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dönemlere bağlı olarak oluşan. Belli zaman aralıklarında eş özellikleri yineleyen olayların genel niteliği. Düzenli. Devri. Süreli. Periyodik. Belli bir devre ait. Dönemli.

Clarty : Yapış yapış. Yapışkanlı. Çamurlu. Pis. Karmakarışık. Karman çorman. Yapışkan madde ile kaplı. Çamur kaplı. Pasaklı.

 

Intermittent : Düzensiz aralıklı. Aralı. Kesik kesik. Gidip gelen. Kesintili. Durup yine işleyen. Kesikli. İntizamsız. Süreksiz.

Desultory : Maymun iştahlı. Gelişigüzel. Bağlantısız. Jüyesiz. İstikrarsız. Rastgele. Maymun iştahlı (argo terim). Rasgele. Kopuk.

Incompact : Sıkıştırılmış olmayan. Kompakt olmayan. Sıkı olmayan. Sert olmayan. Gevşek. Katı olmayan. Çözük.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Diffusely : Dağınık bir şekilde. Fazla uzun (konuşma) ve saçma sapan bir şekilde. Darmadağın bir şekilde.

Sporadic synonyms : few and far between, a c deformity, disconnected, daggy, seldom, a crochordon, stray, fitful, abaxial, abamectin, discontinuous, isolated, infrequent, scarcer, sparser, all over the place, noncontinuous, abdominal palpation, occasional, decentralized, amorphous, unpredictable, abdominal distention, rarely, abdominal pain, disjointed, scarce, rarer, disheveled, dishevelled, abattoir, bedraggled, irregular.

Sporadic zıt anlamlı kelimeler, Sporadic kelime anlamı

Continual : Ardı arkası gelmeyen. Mütemadi. Sürekli. Sık. Ardı arkası kesilmeyen. Aralıksız. Süregelen. Sıkça. Durmadan. Devamlı.

Continuous : Kesiksiz. Kesintisiz. Süregelen. Devam eden. Zincirleme. Sürekli. Mütemadi. Aralıksız. Bir kesinti ya da aralığı olmayan.

Frequent : Alışılmış. Sık. Ayağı alışmak. Sık sık gitmek (bir yere). Devamlı. Sık geçen. Sık sık gitmek. Hızlı. Yaygın. Kapısını aşındırmak.

Sporadic ingilizce tanımı, definition of Sporadic

Sporadic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Occuring singly, or apart from other things of the same kind, or in scattered instances. A sporadic case of disease. Separate. As, a sporadic fireball. A sporadic example of a flower. Single.