Incompact türkçesi Incompact nedir
Incompact ingilizcede ne demek, Incompact nerede nasıl kullanılır?
Incomparability : Karşılığı veya rakibi olmama durumu. Benzersizlik. Karşılaştırılamazlık. Benzer olmama durumu. Karşılaştırılamama durumu.
Incomparable : Kıyaslanamaz. İle kıyaslanamaz. Alternatifsiz. Eşsiz. Kıyas kabul etmez. Benzersiz. Mukayese kabul etmez. Emsali kalmamış. Karşılaştırılamaz. Emsalsiz.
Incomparably : Kıyaslanamaz bir biçimde. Benzersiz bir şekilde. Kıyaslanamaz biçimde.
Incompatibilities : Uyuşmazlık. Geçimsizlik. Tezat. Enkompatibilite. Uyumsuzluk. İmtizaçsızlık. Bağdaşmazlık. Anlaşmazlık.
Incompatibility : Uzlaşmazlık. Anlaşmazlık. Uyuşmazlık. Tutum, görüş ve kanıların birbirine aykırı düşmesi ya da yaygın kalıplarla bağdaşmazlığı. Tezat. Bağdaşmazlık. Geçimsizlik. Bir ilacın diğeriyle dış ortamda veya vücuda alındıktan sonra etkileşmesi sonucunda etkisinin azalması veya tamamen kaybolması durumu. Uyumsuzluk.
Incompatible terminals : Bağdaşmayan uçbirimler.
Incompatible version of the serializing package : Serileştirme paketinin uyumsuz sürümü.
Incompatible switches : Uyumsuz anahtarlar.
Incompatible states : Bağdaşmayan durumlar.
Incompatible program : Uyumsuz program.
İngilizce Incompact Türkçe anlamı, Incompact eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Incompact ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Scarcest : Kıt. Sınırlı. Nadir. Az bulunur. Az. Zoraki. Zor bulunur. Eksik.
Infrequent : Nadiren. Az bulunur. Nadir. Sık gerçekleşmeyen.
Doughface : Zayıf. Kolayca yönlendirilen kimse. (abd tarihi) iç savaş sırasında güney'i desteklemiş olan kuzeyli (özellikle de köleliği kınamayı reddetmiş kuzeyli kongre üyesi). Yumuşak.
Unraveled : Sökük. Sökülmüş.
Unravelled : Sökülmüş. Sökük.
Seldom : Belki de hiç. Nadir. Az. Kırk yılda bir. Pek az. Arada bir. Nadiren. Seyrek olarak.
Airier : Havai. Canlı. Kendine bir hava veren. Neşeli. Boş. Hafif. Çalım satan. Hava gibi hafif. Havalı.
Flabbiest : Gevşek (adale veya doku). Zayıf. (karakter) zayıf. Gevşemiş. Güçsüz. Sarkık. Cansız. İradesiz. Yumuşak.
Scarcer : Az bulunur. Kıt. Sınırlı. Zor bulunur. Nadir.
Heavy : Fedai. Beceriksiz. Ağır çekmek. Şiddetle. Başrol oyuncusu. Sıkıcı. Kötü adam rolü. Ağır. Ağırlıklı. Yoğun (trafik).
Incompact synonyms : close packed, powder compact, clayey, scattered, impacted, soft, flabby, airy, wedged, free and easy, packed, flaccid, consolidated, nonrigid, sparse, concentrated, unwound, baggy, baggier, flabbier, crankiest, cloggy, untied, baggiest, airiest, rarely, crankier, tight, rare, rarest, drooping, scarce, far between.
Incompact zıt anlamlı kelimeler, Incompact kelime anlamı
Loose : Kaçmak. Serbest bırakmak. Salıvermek. Atmak. Bol. Ateş etmek. Çözmek. Ateşlemek. Oynak. Gevşek.
Distributed : Dağınık. Yayık. Ayrılmış. Bölünmüş. Dağıtılan. Dağıtılmış. Yayılmış. Dağılmış. Dağıtık. Kısımlanmış.
Decompress : Basıncı kaldırmak. Basıncı azaltma. Sıkıştırılmışı açmak. Açmak. Basınçlı yerden basınç hücresi ile kurtarmak. Sıkıştırılmışı açma. Basıncı azaltmak. Tazyiki boşaltmak. Basınçtan kurtulmak. Sıkışmışı açma.
Incompact ingilizce tanımı, definition of Incompact
Incompact kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not compact. Discrete. Not solid. Not having the parts firmly united. Incoherent. Loose.

Bu kısımda Incompact kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Incompact ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Incompact anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Incompact ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.