Scarcer türkçesi Scarcer nedir

Scarcer ingilizcede ne demek, Scarcer nerede nasıl kullanılır?

Scarce book : Zor bulunur kitap. Nadir kitap.

Scarce commodity : Nadir bulunur mal.

Scarce goods : Kıt mallar.

Scarce supply : Zor bulunur ihtiyaç maddesi. Kıt ihtiyaç maddesi. İhtiyaç maddelerinden yoksun olma durumu.

Food is scarce : Besin miktarı sınırlıdır. Yiyecek kıt bir kaynaktır. Yiyecekler kıttır.

Scarce : Eksik. Zoraki. Az bulunur. Sınırlı. Kıt. Az. Seyrek. Nadir. Zor bulunur.

Scarcest : Az. Zoraki. Sınırlı. Eksik. Kıt. Nadir. Seyrek. Zor bulunur. Az bulunur.

Scarceness : Kıtlık. Zor bulunurluk. Azlık. Nadirlik.

Scarcely ever : Hemen hiç. Hemen hemen hiçbir zaman.

Scarcities : Nadirlik. Kıtlık. Kesat. Nedret. Az bulunurluk. Enderlik ilkesi. Yetersizlik. Azlık.

İngilizce Scarcer Türkçe anlamı, Scarcer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scarcer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indicated : Belirli. Belirlenmiş. Kısıtlı. İfade edilen. Gösterilen. Sezdirilen. İfade edilmiş. Atanmış. İma edilen.

Limitative : Bağlayıcı. Limite edilmiş. Sınırlama eki. Kısıtlayıcı. Sınırlayıcı. İsimlere yönelme ekinden sonra gelerek mekanda ve zamanda sınırlama gösteren ek: + gaça <+ga + ça eki. eski ve orta türkçede nispeten canlıdır. türkiye dışı yazı dillerinde ve lehçelerde devam etmektedir. türkiye türkçesinde yerini +a kadar, +a dek edatlarına bırakmıştır. ancak, bazı anadolu ağızlarında yine de canlı bir kullanılışa sahiptir: et. bilge tonyukuk altun yışgaça «altun yışa kadar» keltimiz; oğuz kağan destanında: ta kün batusıgaça tegen erdi; oklarını kökkeçe atun; çağ, emdigeçe «şimdiye kadar»; eat. beş yılgaça «beş yıla kadar»; kaz. tüngeçe «geceye kadar», yazgaça «yaza kadar». bar. tara. tob. on yeşkeçe «on yaşına kadar»; anadolu ağızları şindiyece (siv., tok.), o zamanaca (kay.), bu vahtaca (kır.); ahşamaca (mal.); ãşamaca (yoz.); yassıyacav, şafağacav (mal.); gışacan (afyon, afyon ağzı); savavacan «sabaha kadar, kars» vb.

 

Constricted : Dar. Sıkışık. Kısıtlı. Daralmış. Sıkılmış. Sıkıştıran.

Unique : Emsalsiz. Tek. Yegane. Mükemmel. Eşsiz. Özgün. Eşsiz şey. Biricik. Kendine mahsus.

Curious : İlgili. Meraklı. Garip. İlginç. Mütecessis. Acayip. Görülmemiş. Bilmek isteyen. Her şeye burnunu sokan. Herkesin işine karışan.

Esoteric : Belirli bir kesime hitap eden. Gizli. Olağandışı. Özel. Batıni. İçrek. Ezoterik. Ancak küçük bir grupça bilinen. Belli bir gruba hitap eden.

Sparser : Aralıklı.

Speciality : Uzmanlık. -e özgü şey. Özellik. Özel nitelik. Özel ilgi. İhtisas. Ayrıcalık. Spesiyalite. Salt bir nesne ya da bir duruma özgü olma. Özel ürün.

Sparse : Aralıklı.

Scarcest : Zoraki. Az. Eksik.

Scarcer synonyms : cancer of the blood, metastatic tumor, malignant neoplasm, leucaemia, malignant neoplastic disease, line of work, professional life, specialty, scattered, seldom, rare, lifework, incompact, insufficient, leaner, occupation, nadir, localized, localised, carcinoma, rarest, at a premium, esoterics, finites, job, specialisation, rarely, out of the ordinary, delimited, lymphoma, extraordinary, leukaemia, in short supply.

 

Scarcer zıt anlamlı kelimeler, Scarcer kelime anlamı

Retreat : Ricat. Ricat etmek. Çekilme. İnziva. İnzivaya çekilmek. Gerilemek. İnziva köşesi. Yeniden işlemek. Yeniden bakım yapmak. Geri hamle yapmak.

Stay in place : Yerinde kalmak.