Sparse türkçesi Sparse nedir

Sparse ile ilgili cümleler

English: Ali lives a very simple life in a sparsely furnished apartment.
Turkish: Ali seyrek şekilde döşenmiş bir dairede çok basit bir hayat yaşıyor.

English: What's New Zealand like? Is it as sparsely populated as Australia?
Turkish: Yeni Zelanda nasıl bir yerdir? Avustralya kadar seyrek nüfuslu mudur?

Sparse ingilizcede ne demek, Sparse nerede nasıl kullanılır?

Sparse array : Aralıklı sayı dizisi. Aralıklı dizi.

Sparse dots : Seyrek nokta.

Sparsely : Seyrek bir şekilde. Eksik bir şekilde. Yoğun olmayan bir şekilde. Sığ bir şekilde. Seyrek olarak (yayılmış bitki örtüsü vb). Yetersiz bir şekilde. Kıt bir şekilde.

Sparseness : Kıtlık. Planlama. Aralıklı olma. Seyreklik.

Sparser : Kıt. Seyrek. Aralıklı.

Spar buoy : Gönderli şamandıra.

Cambered spar : Kavisli lonjeron.

Sparsity : Aralıklı olma. Kıtlık. Seyreklik.

Sparsest : Kıt. Seyrek. Aralıklı.

Calcareous spar : Kalsit.

İngilizce Sparse Türkçe anlamı, Sparse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sparse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Incompact : Katı olmayan. Sıkıştırılmış olmayan. Sert olmayan. Gevşek. Çözük. Sıkı olmayan. Kompakt olmayan.

Scarce : Az. Zoraki. Sınırlı. Eksik. Az bulunur. Nadir. Zor bulunur.

 

Rarest : Azrak. Türüne nadir rastlanan. Az pişmiş. Az bulunur. Olağanüstü. Bulunmaz. Kanlı (et). Türüne az rastlanan. Nadir.

Spaced : Espas koymak. Aralık bırakmak. Ara vermek. Ayrılmış. Aralıklı dizmek. Boşluk bırakmak.

Far between : Seyrek olarak. Nadiren. Kırk yılda bir.

Discrete : Göze çarpan. Damgalar ya da yalnız ayrı değerler alabilen fiziksel büyüklükler gibi ayrı öğeler biçimindeki verilere değgin. Ayrılmış. Farklı. Ayrı. Belirli. Soyut. Ayrık. Öğecikder, ışılcıklar gibi sürekli yapıda olmayan (varlıklar).

Infrequent : Nadir. Nadiren. Az bulunur. Sık gerçekleşmeyen.

Limited : Sınırlı. Kısıtlı. Hudutlarla sınırlı. Sınırlanmış. Sınırlı sorumlu (şirket). Ekspres. Belirli. Ekspres tren. Belirlenmiş.

Interlaced : Üst üste bindirilmiş. Birbirine geçirilmiş. Titreşimli. Girift (yazı). Geçmeli. Birbirine dokunmuş gibi çaprazlama birbirine geçirilmiş. Birbirine dolanmış.

Sparse synonyms : sparser, rarely, fitful, spaced out, sparsest, scant, droughty, few and far between, leanest, few, penurious, intermittent, rare, inadequate, seldom, thin, episodic, constricted, scattered, scarcest, leaner, at intervals, closer, distributed, insufficient, lean, interleaved, meager, distent, rarer, in short supply, scarcer, exiguous.

Sparse zıt anlamlı kelimeler, Sparse kelime anlamı

Concentrated : Çok güçlü. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğunlaşmış. Dikkatini vermiş. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Konsantre. Yoğun. Yoğunlaşan. Konsantre olmuş. Derişik.

Sparse ingilizce tanımı, definition of Sparse

Sparse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not being dense or close together. Thinly scattered. Set or planted here and there. To scatter. To disperse. As, a sparse population.