Interlaced türkçesi Interlaced nedir

  • Aralıklı.
  • Birbirine dolanmış.
  • Geçmeli.
  • Birbirine geçirilmiş.
  • Üst üste bindirilmiş.
  • Birbirine dokunmuş gibi çaprazlama birbirine geçirilmiş.
  • Titreşimli.
  • Girift (yazı).

Interlaced ingilizcede ne demek, Interlaced nerede nasıl kullanılır?

Interlaced scanning : Tek-çift tarama. Düz taramada elektron demetinin bütün resmi soldan sağa ve yukarıdan aşağıya bir kez taramasına karşılık, aynı demetin önce tek satırları tarayarak bir alan, sonra çift satırları tarayarak ikinci alanı taraması yöntemi. Aralıklı tanıma. Geçmeli tarama. Aralıklı tarama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Twin interlaced scanning : Düz taramada elektron demetinin bütün resmi soldan sağa ve yukarıdan aşağıya bir kez taramasına karşılık, aynı demetin önce tek satırları tarayarak bir alan, sonra çift satırları tarayarak ikinci alanı taraması yöntemi. Geçmeli tarama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Non interlaced : Ekranın tüm satırların görüntülendiği çalışma durumu. Aralıksız görüntüleme. Titreşimsiz.

Line interlace : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geçmeli tarama. Düz taramada elektron demetinin bütün resmi soldan sağa ve yukarıdan aşağıya bir kez taramasına karşılık, aynı demetin önce tek satırları tarayarak bir alan, sonra çift satırları tarayarak ikinci alanı taraması yöntemi.

 

Non interlace : Binişmesiz.

Interlaid : Arasına koymak. Bir şeyi başka bir şeyin arasında yatırmak veya yerleştirmek. Arasına yatırmak. Arasına yerleştirmek.

Interlacing : Birbirine geçme. Tek ve çift satırların ayrı olarak tarandığı ve görüntünün atlar gibi belirdiği görüntüleme metodu (bilgisayar). Geçmeli tarama. Örgülü tarama. Televizyon tarama tekniği. Atlamalı biçimde yapma. Aralıklı yapma.

Interlarded : Süslemek. Değiştirilmiş. Farklılaştırılmış. Çeşitlendirilmiş. İçine karıştırmak. Eklemek. Karıştırmak. Birbiriyle karıştırılmış. Birbirine entegre edilmiş.

Interlamellar : Lamelerarası. Tabaka içi. Katmanlararası.

Interland : Bir limanı dışalım ve dışsatım etkinlikleri bakımından besleyen ve ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar veya geniş bölge. Art bölge.

İngilizce Interlaced Türkçe anlamı, Interlaced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interlaced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discontinuous : Devamsız. Ayrı. Fasılalı. Kesikli. Kesik. Kesintili. Süreksiz.

Pulsating : Atımlı. Çarpan. Sarsmalı. Atış. Nabiz atışı. Nabız atışına benzeyen. İşaretle atım. Pals. Titreşen.

Interleaved : Yazılı sayfaların arasına boş sayfalar konulmuş (kitaplarda).

Spacing out : Ara vermek. Boşluk bırakmak.

Vibrating : Titreştiren. Titreşen. Vibrasyon.

Fretted : Endişeli. Tedirgin. Aşınmış. Perde demiri bulunan telli çalgı türü. Yıpranmış. Nakış ile süslenmiş. Perdeli. Süslenmiş. Telli çalgılarda perde boğumu.

 

Sparser : Seyrek. Kıt.

At intervals : Aralıklı olarak. Aralarla. Sıra ile. Aralıklarla. Duraklamalar ile. Zaman zaman. Ara sıra. Fasılalarla.

Sonorants : Tınılı.

Scattered : Dağıtılmış. Dağılmış. Dağınık. Seyrek. Saçılmış. Perişan. Tarumar. Yayılmış.

Interlaced synonyms : discrete, vibrants, imbricated, wirier, intermittent, episodic, reticular, matched, wired up, tongued, oscillatory, sonorant, telescopic, raddled, pulsatory, complected, wiriest, fitful, voiced, latticelike, distent, spaced out, spaced, latticed, keyed, reticulate, intertwined, sparse, wiry, sparsest.

Interlaced zıt anlamlı kelimeler, Interlaced kelime anlamı

Interlaced antonyms : nonreticulate.