Seyrek nedir, Seyrek ne demek

Seyrek; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı
  • Çok bulunmayan, az rastlanan, nadir.
  • Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde, arada sırada, binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda.

"Seyrek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Öğle vapurlarının seyrek ahalisi içinden sıyrıldı, koşarak merdivenleri çıktı." - P. Safa

Yerel Türkçe anlamı:

Ketentohumu.

Aklı az, akılsız.

Fransızca'da Seyrek ne demek?:

rare, discret

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

İzmir ili, Menemen ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Seyrek anlamı, tanımı:

Seyrek otlatma : Otlayan hayvanların, genellikle koyun ve keçilerin, mera üzerine seyrek bir biçimde dağıtılarak, birbirini rahatsız etmeden çobanlar tarafından otlatılması.

Seyrekçe : Biraz seyrek, seyrek bir biçimde.

Seyrekleşme : Seyrekleşmek durumu.

Seyrekleşmek : Seyrek duruma gelmek, seyrelmek.

Seyrekleştiriş : Seyrekleştirme işi.

Seyrekleştirme : Seyrekleştirmek işi.

Seyrekleştirmek : Seyrek duruma getirmek, aralamak, seyreltmek.

Seyreklik : Seyrek olma durumu, nadirlik.

Adımlarını seyrekleştirmek : Hızlı yürürken yavaşlamak.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

 

Parça : Nesne. Tane. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Müzik eseri. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Güzel, alımlı kız veya kadın. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Aralık : Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Yarı açık, tam kapanmamış. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Tuvalet. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Ara. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Uygun, elverişli durum, fırsat. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Bulunma : Bulunmak işi.

Nadir : Seyrek, az bulunur. Seyrek.

Biçim : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.

 

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Az : Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Azot elementinin simgesi. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak.

Seyrek ağ : Asıl ağla aynı veya daha kalın materyalden yapılan ve daha büyük göze genişliğine sahip ağ.

Seyrek doku : Seyrek dokunmuş giysilik kumaş.

Seyrek nabız : Parasempatik uyarılar sonucu ortaya çıkan nabız frekansının azalması, pulzus rarus.

Seyrek seten : Orda burda, çok aralıklı.

Seyrek toprak öğeleri : Dıştan ikinci kabuktaki eksicik sayısı ile ayrımlanan lantanyum ile hafniyum arası on dört metal öğe.

Seyrekfanila : Bir erkek çorabı motifi. (Yenikent *Aksaray -Niğde)

Seyrekköy : Kırşehir kenti, Göllü nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Seyrekleme : Sık biten bitkilerin aralarından kimilerini söküp atma işlemi, aralama. Seyrek olarak, aralıklı.

Seyrekletmek : Fide, fidan vb. ni aralıklı duruma getirmek, aralamak.

Seyrekli : İzmir şehri, Ödemiş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Seyrek ile ilgili Cümleler

  • Ali çok seyrek olarak Mary'yi ziyarete gelir.
  • Hızlı giden atın boku seyrek düşermiş.
  • Seyrek olarak radyo dinlerim.
  • Ali seyrek şekilde döşenmiş bir dairede çok basit bir hayat yaşıyor.
  • Taksiler sağanak sırasında seyrekti.
  • O çok dikkatlidir bu nedenle seyrek hata yapar.
  • O seyrek olarak kiliseye gider.
  • Yağmur bu ülkede seyrektir.

Diğer dillerde Seyrek anlamı nedir?

İngilizce'de Seyrek ne demek? : adj. rare, few and far between, infrequent, thin, scarce, scattered, sparse, straggly, tenuous

adv. seldom

Fransızca'da Seyrek : clairsemé/e, rare

Almanca'da Seyrek : adj. dünn, rar, schütter

adv. wenig

Rusça'da Seyrek : adj. редкий, жидкий, единичный, нечастый

adv. редко