Far between türkçesi Far between nedir

Far between ile ilgili cümleler

English: Taxis are few and far between during a rainstorm.
Turkish: Taksiler sağanak sırasında seyrekti.

English: The fish in this river are few and far between.
Turkish: Bu nehirde balıklar tek tük.

Far between ingilizcede ne demek, Far between nerede nasıl kullanılır?

Far : İlerlemiş. Öte. Aşırı. Ötedeki. Uzak. Pek çok. Çok fazla. Bir hayli. Alıs. Uzakta.

Between : Arada. İla. Ortada. Ortasında. Aralarında. Araya. Arasına. Arasında.

Be few and far between : Çok seyrek olmak. Nadir rastlanmak.

Few and far between : Ara sıra olan. Tek tük. Seyrek. Çok ender. Az. Seyrek olarak. Nadir. Arada bir. Çok nadir.

Far afield : Uzağa. Uzaklara. Konunun dışına. Uzakta. Konu dışında.

Far and away : Pek çok. Kat kat. Fazlasıyla. Büyük farkla. Çok fazla. Kesinlikle. Tamamen. Öbürlerinden kat kat daha.

Far and near : Her yerde. Orada burada.

İngilizce Far between Türkçe anlamı, Far between eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Far between ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Once in a blue moon : Kırk yılın başı. Çok uzun zaman önce. Kırk yılın başında. Hiç. Çok ender. Çok uzun zamanda bir. Neredeyse hiç. Binde bir.

 

Few and far between : Ara sıra olan. Tek tük. Az. Arada bir. Çok ender. Nadir. Çok nadir.

Scattered : Aralıklı. Tarumar. Dağınık. Dağıtılmış. Saçılmış. Perişan. Yayılmış. Dağılmış.

Rare : Ender. Nadir. Olağanüstü. Türüne az rastlanan. Kanlı (et). Bulunmaz. Seyreltik. Az bulunur. Azrak.

Scarcest : Eksik. Zoraki. Sınırlı. Az bulunur. Zor bulunur. Az. Nadir. Kıt.

Every once in a while : Ara sıra. Arada bir.

Scarce : Az bulunur. Sınırlı. Kıt. Zor bulunur. Eksik. Az. Nadir. Zoraki.

Occasional : Tesadüfi. Bazen. Ara sıra meydana gelen. Az rastlanan. Rastlantısal. Çok amaçlı. Rasgele. Arada sırada olan. Ara sıra olan.

Far between synonyms : seldomly, infrequently, uncommonly, rarer, incompact, rarest, once in a while, sparely, unusually, if ever, sparse, sparser, seldom, infrequent, few and far, rarely, sparsest, scarcer, occasionally.