Few and far between türkçesi Few and far between nedir

Few and far between ile ilgili cümleler

English: The fish in this river are few and far between.
Turkish: Bu nehirde balıklar tek tük.

English: Taxis are few and far between during a rainstorm.
Turkish: Taksiler sağanak sırasında seyrekti.

Few and far between ingilizcede ne demek, Few and far between nerede nasıl kullanılır?

Few : Yedi veya daha az sayıda uçak gördüğünü yer önleme istasyonuna bildirmede kullandığı bir kod. Az miktar. Bazıları. Az bulutlu. Az. Azıcık. Havadan önlemede. Kıt. Birkaç. Sayıca az.

And : Ma. De. Bir de. Ve bu yüzden. Ve. Sonra. Daha sonra. Hem... hem de. -bundan dolayı. İle.

Far : Pek çok. Uzakta. Alıs. Öbür. Aşırı. Çok fazla. Öte. İlerlemiş. Uzak. Bir hayli.

Between : Aralarında. Arasına. İla. Arada. Arasında. Ortada. Araya. Ortasında.

Few and far : Nadiren. Kırk yılda bir.

Be few and far between : Çok seyrek olmak. Nadir rastlanmak.

İngilizce Few and far between Türkçe anlamı, Few and far between eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Few and far between ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rarer : Seyreltik. Az bulunur. Az pişmiş. Ender. Olağanüstü. Daha nadir. Bulunmaz.

 

Stray : Yalıtım yetersizliği gibi nedenlerle, bir dizgenden genellikle elektriksel erkenin istenmeyen yönde yitirilmesi. Dolaşmak. Serseri. Yolunu yitirmek. Doğru yoldan sapmak. Başıboş dolaşmak. Yoldan sapmak. Parazitli. Kaçak.

Insufficient : Kifayetsiz. Ehliyetsiz. Yeterli değil. Yeterli olmayan. Eksik. Yetersiz. Kıt.

Occasional : Bazen. Rastlantısal. Tesadüfi. Arada sırada olan. Çok amaçlı. Fırsat düştükçe yapılan. Ara sıra meydana gelen. Nadiren. Az rastlanan.

Odd : Teki olmayan. Tuhaf. Garip. Fark. Sıradışı. Acayip. Bambaşka. Ara sıra olabilen.

Seldom : Belki de hiç. Nadiren. Kırk yılda bir. Pek az.

Esoterics : Gizli. Olağandışı. Gizli hikmet. Bir kesime hitap eden. Gizemli doktrinler. Belirli bir kesime hitap eden. Ancak küçük bir grupça bilinen. Batıni. Ufak bir gruba özgü.

Curious : Garip. Herkesin işine karışan. Tuhaf. Ender. Meraklı. İlginç. İlgili. Acayip. Her şeye burnunu sokan.

A bit : Biraz. Bir parça.

Few and far between synonyms : infrequently, scarce, snatchiest, occas, fitfully, rarely, hypo, rare, every now and then, far between, scarcest, few, less, scarcer, occasionally, every now and again, rarest, at times, sparsest, nadirs, exiguous, little, oddest, exceptive, littler, sparely, extraordinary, incompact, on occasion, infrequent, nadir, exceptional, odder.