Odd türkçesi Odd nedir
- Küsur.
- Ara sıra olabilen.
- Tek sayı.
- Yabansı.
- Teki olmayan.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Tuhaf.
- Tek.
- Artan.
- Fark.
- Sıradışı.
- Bambaşka.
- Tek tük.
- Garip.
- Acayip.
Odd ile ilgili cümleler
English: His behavior is very odd today.
Turkish: Onun davranışı bugün çok gariptir.
English: Ali did some odd jobs for me.
Turkish: Ali benim için bazı ufak tefek işler yaptı.
English: He is quite an odd man.
Turkish: Oldukça garip bir adam.
English: Ali is willing to do odd jobs.
Turkish: Ali ufak tefek işleri yapmak için istekli.
English: He had an odd look on his face.
Turkish: Onun yüzünde tuhaf bir görünüm vardı.
Odd ingilizcede ne demek, Odd nerede nasıl kullanılır?
Odd and even : Çift ve tek sayılar. 2 ile bölünebilir ve 2 ile bölünemeyen (sayılar hakkında). Tek ve çift.
Odd and even numbers : Tek ve çift sayılar.
Odd bod : (argo) garip veya alışılmamış olan kimse. Tuhaf kimse.
Odd even nuclei : Tek-çift çekirdekler. Tek sayıda önelcik ile çift sayıda ılıncıktan oluşan çekirdekler.
Odd fellow : Garip insan. Dışlanan insan. Acayip tip. Çok tuhaf olduğundan gruptan dışlanan tip. Tuhaf tip.
Odd job : Geçici iş. Geçici işler. Ufak tefek işler.
Odd harmonic : Tek katsıklık. Tek harmonik. Tek sayılı harmonik.
Odd moments : Düzensiz zaman aralıkları. Ara sıra.
Odd function : Tek fonksiyon. Tek işlev.
Odd job man : Ufak tefek işlerde becerekli olan kimse.
İngilizce Odd Türkçe anlamı, Odd eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Odd ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Difference : Ayrım. Ayrılık. Farklılık. Uyuşmazlık. Olay, nesne ya da özellikleri birbirinden ayıran ve algılanabilen başkalık, bk. benzerlik. Fikir ayrılığı. Olağandışılık. Anlaşmazlık.
Differentiation : Ayrımlaşma. Ayırt etme. Farklılaşım. Olay, nesne ve özelliklerin belli ölçülere göre birbirinden ayrılması ya da bir yapının yataylığına ya da düşeyliğine alt bölümlere ya da kesimlere ayrılması. Ayırım. Türev. Ayrım. Diferansiyasyon.
Accelerating : Çoğalan. Hızlandırıcı. Hızlandırma. Hızlanan.
Crotchet : Deli. Çeyrek nota. Garip düşünce. Tuhaf düşünce. Delilik. Garip tutku. Dörtlük.
Dissimilitude : Başkalık. Benzeşmeme.
Individuated : Özgünleştirmek. Şahsi veya ayrı bir hale getirilmiş. Ayırt edilmiş. Bireyleştirmek. Birey olmak. Bireyselleştirilmiş. Ayırt etmek. Bireysel bir karakter verilmiş. Eşsiz.
Monos : Mono. Bir. Tekli.
Access mechanism : Erişim mekanizması. Erişim düzeneği.
Out there : Mükemmel. İnanılmaz biçimde mükemmel (argo terim). Katılma (argo terim). Yer alma. Alışılmadık. Çok iyi. Sıradan olmayan. Oralarda. Gerçek dışı. Oralar.
Crotchets : Dörtlük. Garip tutku. Garip düşünce. Delilik. Saçma düşünce. Merak. Deli.
Odd synonyms : crotchety, lone, here and there, bloody, accent char, abort, isolated, escalatory, bizar, increasing, quainter, awkward, a far cry from, distinction, offbeats, droll, augmenting, contradistinction, curious, crankier, increscent, odder, comical, merely, abstract syntax tree, uneven number, drolling, incremental, access control entry, quite different, a far cry, accrescent, apartness.
Odd zıt anlamlı kelimeler, Odd kelime anlamı
Even : Düzlemek. Çift. Eşit olarak bölüştürmek. Hatta. Tesviye etmek. Eşit. Düz olmak. Düzeltmek. (sayı) çift.
Usual : Alelade. Her günkü. Alışılmış. Olağan. Adi. Klasik. Herzamanki. Mutat. Her zamanki. Alışılagelmiş.
Odd ingilizce tanımı, definition of Odd
Odd kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Without a mate. Unmatched. An odd glove. Not paired with another, or remaining over after a pairing. Single. As, an odd shoe.

Bu kısımda Odd kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Odd ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Odd anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Odd ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.