Insufficient türkçesi Insufficient nedir

Insufficient ile ilgili cümleler

English: The width of the road is insufficient for safe driving.
Turkish: Yolun genişliği güvenli sürüş için yetersiz.

English: The Japanese are often criticized for being inward looking and insufficiently international in their outlook.
Turkish: Japonya görünüşte içe dönük ve yetersiz uluslararası yapıya sahip olduğundan dolayı sık sık eleştirilmektedir.

English: This is insufficient.
Turkish: Bu yetersiz.

English: There is insufficient light for reading.
Turkish: Okumak için, yeterli ışık yok.

English: There is insufficient light to take pictures.
Turkish: Fotoğraf çekmek için yetersiz ışık var.

Insufficient ingilizcede ne demek, Insufficient nerede nasıl kullanılır?

Insufficient callus : Yetersiz kallus. Kırık bölgesinde oluşan kallus formasyonunun kırığın konsolidasyonu için gerekli oran ve nitelikte gelişmemesi, kallus insuffisant.

Insufficient disk space : Yetersiz disk alanı.

Insufficient floppy drive capacity : Yetersiz disket sığası.

Insufficient memory : Yetersiz bellek.

Insufficient number of filespecs : Yetersiz sayıda dosya özellikleri.

Insufficient privilege : Yetersiz öncelik.

 

Absolute heart insufficiency : Mutlak kalp yetmezliği. Absolüt kalp yetmezliği. Dinlenme anında ortaya çıkan kalp yetmezliği, absolüt kalp yetmezliği.

Insufficientia proventriculorum simplex : Mikroflora ve faunada hipoaktivite. Geviş getirenlerdeki ön midelerdeki mikroflora ve faunanın mikrobiyal dengesinin ve biyokimyasal verimliliğinin bozulmasıyla belirgin sindirim bozukluğu, basit indigesyon, basit sindirim bozukluğu, mikroflora ve faunada hipoaktivite, ön midelerde mikroflora ve faunanın basit hipoaktivitesi. Basit ön mide işlev bozukluğu.

Insufficiency : İnsufisiens. Yetmezlik. İnsufisans. Eksiklik duygusu. Eksiklik. Yetersizlik.

Insufficient question : Özü ve incelikleri gözden kaçabilecek biçimde sorulan soru. Yetersiz soru.

İngilizce Insufficient Türkçe anlamı, Insufficient eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insufficient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Destituent : Eksikli. Eksiltili.

Incompetents : Na-ehil. Gereken yetenekte olmayan. İstidatsız. Yetkisiz. Kabiliyetsiz. Beceriksiz (kimse). Beceriksiz.

Beggarly : Çok az. Sefil. Sadaka gibi. Muhtaç.

Poor : Kötü. Fena. Zavallı. Berbat. Bayağı. Fakir. Şansız. Biçare.

Unlicenced : Ruhsatsız. Lisanssız.

Burton : Palanga. Erkek ismi. Alet ve edevat. Michigan eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Kayıp. Alet. Edevat. Takım.

Accelerator key : Kısayol tuşu. Hızlandırma tuşu. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. Hızlı erişim tuşu. Hızlandırıcı tuş. İvmelendirme tuşu.

Quantity : Sayı. Fizik, gramer, kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kelimedeki seslerin veya hecelerin boğumlanma süresindeki uzunluk veya kısalık; bir fonem veya fonem grubunun telaffuz süresi, adem "yokluk" / adem "insan"; alem "bayrak" / alem "dünya", cihan "evren"; tt. yok / tkm. ybok vb. || kelimelerin belirttiği canlıları, nesneleri ve kavramları miktar yönünden değerlendirmeye dayanan gramer kategorisi. Mikdar. Kemiyet. Azlık çokluk. Özdek ya da olayların niteliklerini , türlü ölçmeler sonunda karşılaştırarak büyüklük ve değişimlerinin sayılarla belirlenmesine olanak veren özellik. Miktar. Nicellik. Bolluk.

 

Impotent : Etkisiz. Güçsüz. Puluç. İktidarsız (erkek). İktidarsız. Aciz. Etkisizlik. Kudretsiz. Bunak.

Noncompetent : Vasıfsız. Ehliyetsiz (hukuk). Onaylanmamış.

Insufficient synonyms : access control entry, accent char, in short supply, leaner, stingy, contracted, handicapped, deficient, absolute loader, low, abnormal end, licenseless, incapable, absent, half way, incommensurate, abort sequence, fewer, meager, closer, light, crude, a little, hypo, devoid, constricted, littlest, skimpy, access control, few and far between, few, lean, abbreviate.

Insufficient zıt anlamlı kelimeler, Insufficient kelime anlamı

Sufficient : Yeterli kalite. Elverişli. Uygun. Yeteri kadar. Yeterli. Kafi derecede. Kafi. Yeter. Nitelikli.

Ample : Etraflı. Bol. Geniş. Bol bol yetecek kadar. Büyük. Çok. Kafi. İri. Heybetli. Gerektiğinden çok.

Insufficient ingilizce tanımı, definition of Insufficient

Insufficient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not enough. Not sufficient. Inadequate to any need, use, or purpose. As, the provisions are insufficient in quantity, and defective in quality.