Stray türkçesi Stray nedir

  • Yolunu kaybetmek.
  • Rasgele.
  • Başıboş.
  • Yalıtım yetersizliği gibi nedenlerle, bir dizgenden genellikle elektriksel erkenin istenmeyen yönde yitirilmesi.
  • Dolaşmak.
  • Yolunu kaybetmiş.
  • Parazitli.
  • Tek tük.
  • Yolunu yitirmek.
  • Kaçak.
  • Başıboş dolaşmak.
  • Serseri.
  • Sapmak.
  • Yoldan sapmak.
  • Cızırtılı.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Doğru yoldan sapmak.
  • Ayrılmak.
  • Uzaklaşmak.

Stray ile ilgili cümleler

English: Ali came close to being killed by a stray arrow.
Turkish: Ali neredeyse serseri bir okla öldürülmenin eşiğine geldi.

English: He is, as it were, a stray sheep.
Turkish: Tabiri caizse, o başı boş bir koyun.

English: Ali was attacked by a stray dog.
Turkish: Ali başıboş bir köpek tarafından saldırıya uğradı.

English: Ali has been bitten by a stray dog.
Turkish: Ali bir sokak köpeği tarafından ısırıldı.

English: Ali was killed by a stray bullet.
Turkish: Ali serseri bir kurşun tarafından öldürüldü.

Stray ingilizcede ne demek, Stray nerede nasıl kullanılır?

Stray bullet : Kör kurşun. Serseri kurşun. Maganda kurşunu. Kaza kurşunu.

Stray cat : Sokak kedisi.

Stray dog : Başıboş köpek. Sahipsiz köpek. Sokak köpeği.

Stray field : Kaçak alan.

Stray from : Asıl konudan ayrılmak. Dolaşarak ayrılmak (bulunması gereken yerden). Ayrılmak (asıl konudan).

 

Stray radiation : Kaçak radyasyon. Tek-renk ışıma çevreden karışan değişik dalga boylu ışımlar. Dağınık radyasyon. Dağınık ışınım. Dağınık ısım.

Strayed : Avare. Serseri. Yolunu kaybetmiş. Yoldan sapmış. Başıboş.

Strays : Cızırtı. Parazit.

Waifs and strays : Evsiz barksız kimseler. Evsiz yurtsuzlar. Garip gureba. Kaybedilmiş ve geride bırakılmışlar. Evsiz barksızlar.

Astray : Doğru yoldan sapmış. Sapıtmış.

İngilizce Stray Türkçe anlamı, Stray eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stray ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Escapees : Firari. Esaret kaçağı.

Contraband : Kaçak mal. Savaş firarisi. Ülkeye sokulan kaçak eşya. İthal veya ihracı yasaklanmış. Kaçakçılıkla ilgili. Kaçak eşya. İthal veya ihracı kanunen yasaklanmış olan mallar. Köle. Kaçakçılık.

Browse around : Gezmek.

Travel : Tüymek. Gezi. Yolculuk yapmak. Kaçmak. Yol almak. Seyahat. Topuklamak. Seyahat etmek. Gazlamak.

Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.

Biassing : Fikrini etkilemek. Bir tarafa etki etmek. Önyargıyla hareket etmek. Fikrini yönlendirmek. Önyargılı kılmak. Aleyhte etkilemek. Aklını çelmek. Önyargılı davranmasına neden olmak. Önyargı.

Haphazardly : Tesadüfen. Rastgele.

Ambulates : Gezmek. Yürümek. Dolaşıp durmak.

Scratchier : Kaşınan. Kaşındıran. Gelişigüzel. Kargacık burgacık. Düzensiz. Gıcırdayan. Gıcırtılı. Kaşıntılı. Üstünkörü.

Vagabond : Serserilik yapmak. Avare. Amaçsız. Belli bir evi bulunmayan. Hovarda. İşsiz güçsüz dolaşan kimse. Başıboş kimse. Çapkın.

 

Stray synonyms : locomote, jazz around, aimlessly, muck about, be separated, parasitic, acidimetry, warp, isolated, gad, errantly, be through, dosser, cut, sporadic, digress, bow out of, circulated, idled, dawdler, casual, gad around, escapee, scratchy, apostatizing, absconders, digressing, arbitrarily, activated coal, wheeziest, deserters, at haphazard, squeaky.

Stray zıt anlamlı kelimeler, Stray kelime anlamı

Continual : Aralıksız. Ardı arkası gelmeyen. Ardı arkası kesilmeyen. Mütemadi. Durmadan. Sıkça. Sık. Devamlı. Süregelen. Sürekli.

Stay in place : Yerinde kalmak.

Stray ingilizce tanımı, definition of Stray

Stray kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having gone astray. To deviate, or go out of the way. An estray. Used also figuratively. As, a strayhorse or sheep. To cause to stray. Strayed. To wander, as from a direct course. Any domestic animal that has an inclosure, or its proper place and company, and wanders at large, or is lost. Wandering.