Strayed türkçesi Strayed nedir

Strayed ile ilgili cümleler

English: He strayed from his group.
Turkish: O, grubundan ayrıldı.

Strayed ingilizcede ne demek, Strayed nerede nasıl kullanılır?

Stray bullet : Maganda kurşunu. Kör kurşun. Kaza kurşunu. Serseri kurşun.

Stray cat : Sokak kedisi.

Stray dog : Sokak köpeği. Sahipsiz köpek. Başıboş köpek.

Stray field : Kaçak alan.

Stray from : Dolaşarak ayrılmak (bulunması gereken yerden). Ayrılmak (asıl konudan). Asıl konudan ayrılmak.

Stray : Uzaklaşmak. Yolunu kaybetmek. Sapmak. Cızırtılı. Parazitli. Yoldan sapmak. Dolaşmak. Yalıtım yetersizliği gibi nedenlerle, bir dizgenden genellikle elektriksel erkenin istenmeyen yönde yitirilmesi. Rasgele. Yolunu yitirmek.

Capacitance stray : İstenmez sığa.

Straying : Yolunu kaybetmek. Dolaşmak. Dolaşma. Ayrılmak. Gezinmek. Sapmak. Yolunu kaybetme. Yoldan sapmak. Başıboş dolaşmak. Cızırtı yapmak.

Strays : Cızırtı. Parazit.

Waifs and strays : Evsiz yurtsuzlar. Evsiz barksızlar. Evsiz barksız kimseler. Kaybedilmiş ve geride bırakılmışlar. Garip gureba.

İngilizce Strayed Türkçe anlamı, Strayed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strayed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Gadder : Aylak aylak dolaşan. Gezgin. Amaçsızca dolaşan kimse.

Dawdler : Boş gezenin boş kalfası. Aylak.

Gallivanters : Gezgin. Zampara. Flörtçü. Boş boş gezen. Başıboş dolaşan kimse. Çapkın erkek. Gezip tozan. Eğlence arayışı içinde olan kimse. Kadın peşinden koşan erkek.

At a loose end : İşsiz güçsüz. Gayesiz. Boşlukta.

Idled : Boşta. Serbest. İşsiz güçsüz.

Bummer : Otlakçı. Kötü olay veya deneyim. Aylak.

Hobo : Gezici rençber. Amele. Kaldırım mühendisi. Hayta. Aylak. Baldırı çıplak. Gezici rençper. Boş gezenin boş kalfası.

Drifters : İpi kırık. Sapı silik. Trol balıkçı teknesi. Aylak. Bir tür balıkçı teknesi. Akıntıya kapılmış gemi.

Castaway : Gemi kazazedesi. Reddedilmiş kimse. Reddedilmiş. Reddedilmiş şey. Kazazede (gemi). Atılmış. Deniz kazasına uğrayıp ıssız bir kıyıda mahsur kalan kimse. Çürüğe çıkarılmış. Kazazede.

Flaneur : (fransızca) aylak. (gayrı resmi) züppe. Amaçsız kaldırım mühendisi. Amaçsız aylak. Çıtkırıldım tip.

Strayed synonyms : errant, hoboing, aimless, helmless, a bad lot, footloose and fancy free, dosser, isolated, idle, dalliers, devil may care, idless, patterned, dawdlers, drifting, footloose, disoriented, dossers, dallier, drifter, idlest, at large, gadders, down and out, streaky, bummers, deambulatory, errantly, gallivanter, adrift, stray, sporadic, idles.

Strayed zıt anlamlı kelimeler, Strayed kelime anlamı

Continual : Devamlı. Ardı arkası gelmeyen. Sık. Durmadan. Sıkça. Ardı arkası kesilmeyen. Sürekli. Aralıksız. Mütemadi. Süregelen.

Plain : Ova. (sürekli) şikayet etmek. Vuzuh. Düz. Sadelik. Süssüz. Yalın bir dille. Açıklık. Sade bir biçimde.