Once in a blue moon türkçesi Once in a blue moon nedir

  • Hiç.
  • Binde bir.
  • Neredeyse hiç.
  • Çok ender.
  • Kırk yılda bir.
  • Çok uzun zamanda bir.
  • Çok uzun zaman önce.
  • Kırk yılın başında.
  • Kırk yılın başı.

Once in a blue moon ile ilgili cümleler

English: Ali only comes to visit once in a blue moon.
Turkish: Ali çok seyrek olarak Mary'yi ziyarete gelir.

English: I go to a restaurant once in a blue moon.
Turkish: Ben kırk yılda bir kez restorana giderim.

English: A chance like this only comes along once in a blue moon.
Turkish: Böyle bir fırsat ancak kırk yılda bir gelir.

English: Ali prays to God once in a blue moon.
Turkish: Ali kırk yılda bir Tanrı'ya dua eder.

English: He is right once in a blue moon.
Turkish: O, kırk yılda bir haklı.

Once in a blue moon ingilizcede ne demek, Once in a blue moon nerede nasıl kullanılır?

Once : -ince. Eskiden. Bir sefere mahsus. Bir defasında. Birkez. Bir kez. -diği zaman. Hemen. Bir kere. Bir defa.

In : İçeri doğru yönelen. İçine. İçinde. Halinde. Gelmiş olan. İktidardaki. İçeri. Tutulan. Dahili. Olarak.

A : La (müzik terimi). Atom ağırlığı. Herhangi bir. Amperin simgesi. Argonun simgesi. Miktar belirtir. En yüksek not. Pek iyi. Belirli bir tür veya nitelikteki. (herhangi) bir.

Blue : Keyifsiz. Sınav. Morarmış. Canı sıkkın. Üzgün. Blue. Maviye boyamak. Çivit. Çarçur etmek.

 

Moon : Uydu. Dalgın dalgın dolaşmak. Mehtap. Kamer. Ay. Yeryuvarlağının uydusu, ona en yakın gökcismi. Bir gezegenin, ya da genel olarak bir gökcisminin çevresinde dolanan başka bir cisim. Yer'in uydusu olan gökcismi. Saçma. Art arda gelen iki yeniay arasında geçen 29,5 günlük süre. bk. kavuşum ayı.

Every once in a while : Nadiren. Arada bir. Ara sıra.

Once in a while : Arasıra. Bazen. Arada bir. Ara sıra. Nadiren.

Once in a lifetime opportunity : Hayatının fırsatı. Hayatının şansı. Bir daha hiçbir zaman gelmeyecek olan fırsat.

İngilizce Once in a blue moon Türkçe anlamı, Once in a blue moon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Once in a blue moon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Any : Biri. Hiçbir. Kimse. Her. Bir. Her ne. (herhangi) bir. Biraz. Daha. Herhangi birisi.

At all : Zerre kadar. Hiçbir biçimde. Hiç de. Hiçbir suretle. En küçük şekilde. Asla. Hiçbir şekilde.

Far between : Nadiren. Seyrek olarak. Seyrek.

Aught : Zerre. Hiçbir şekilde. Nesne. Sıfır. Şey. Zerre kadar.

Anyways : Hiçbir şekilde. Herhangi bir şekilde. Bir şekilde. Her nasılsa. (konuşma dili ifadesi) hiçbir şekilde. Her halükarda.

Diddly : Çok az miktarda olarak. (argo) hiçbir şey (negatif bir anlatımdan sonra kullanılır). Beş para etmez. Zerre kadar.

Mil : Bir incin binde biri. Bin.

Only just : Azıcık. Binbir zahmetle. Az önce. Yeni. Zorla. Henüz.

Far from it : Hiç de değil. Katiyen. Bilakis. Haşa. Ne münasebet. Tersine. Hiçbir şekilde.

Once in a blue moon synonyms : hardly any, far from, aughts, few and far between, thousandth, a fat lot, ever, by no means, thousandths, per mille, scarcely, rarely, almost never, milli, next to nothing, by any means, seldom, big fat zero, for the life of me, millesimal, hardly ever, hardly, few and far, for nuts, cipher, mils.