Interleaved türkçesi Interleaved nedir

  • Yazılı sayfaların arasına boş sayfalar konulmuş (kitaplarda).
  • Aralıklı.

Interleaved ingilizcede ne demek, Interleaved nerede nasıl kullanılır?

Interleave : Veri ile denetim bilgisini karıştırmak. Boş sayfa eklemek. Boş yaprak eklemek. Dönüşümlü çalışmak. Aralık.

Interleaves : Dönüşümlü çalışmak. Veri ile denetim bilgisini karıştırmak. Aralık. Boş sayfa eklemek. Boş yaprak eklemek.

Interleaving : Boş sayfa eklemek. Araya ekleme. Boşluk verme. Biniştirme. Serpiştirme. Veri ile denetim bilgisini karıştırmak.

Bit interleaving : Bit serpiştirme. Bit biniştirme.

Memory interleaving : Bellekteki ardışık adreslerin ayrı bellek birimlerinde yer alacak biçimde düzenlenmesi, böylece bellek erişim sürelerinin üst üste bindirilmesi tekniği. Bellek serpiştirme. Bellek serpiştirimi. Bellek binişimi.

Interleukines : Bağışıklık sistemini uyaran ve hücrelerarası haberleşmeyi sağlayan, en az 13 adet alt tipi bulunan, makrofajlar, b ve t lenfositler tarafından antijenik ve mitojenik uyarımlar sonucu üretilen antikor tabiatında olmayan bir grup protein, il. İnterlökinler.

Scan line interleaving : Görüntülenme hızını büyük oranda artıran bilgisayar ekranı veri işlem yöntemi (bilgisayar). Slı.

Interleukin : Lökositlerden salınıp lökositler arasında etkileşim yapan sitokinler. İnterlökin. Bağışıklık sistemi cevabını artıran bir madde.

 

Pulse interleaving : Darbe serpiştirme. Darbe biniştirme. Darbelere boşluk verme. Vurum serpiştirme.

Interleaf : Kitaba eklenen boş sayfa.

İngilizce Interleaved Türkçe anlamı, Interleaved eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interleaved ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sparsest : Seyrek. Kıt.

Shoot : Bir oyuncunun sayı yapmak amacıyla topu sepete doğru atması. Çekim yapmak (kamera). Çevirmek. Ateş etme. Fotoğraf çekme. Sepete atış. Vurma. Perdahlamak (kereste). Filiz. Atma.

Inweave : Karıştırmak. Bulaştırmak. Karışık dokumak.

Interlaced : Birbirine dolanmış. Birbirine dokunmuş gibi çaprazlama birbirine geçirilmiş. Birbirine geçirilmiş. Geçmeli. Titreşimli. Üst üste bindirilmiş. Girift (yazı).

Scattered : Tarumar. Perişan. Dağınık. Yayılmış. Dağılmış. Seyrek. Dağıtılmış. Saçılmış.

Fitful : Kesintili. Değişken. Düzensiz. Rahatsız. Kısa aralıklarla bölünen.

Distent : Büyütülmüş. Şişirilmiş. Soğuk. Genişletilmiş. Şişmiş. Kibirli. Esnetilmiş (eski kullanım). Şişik.

Twine : Dolamak. Bulaştırmak (işe). Kıvırmak. Kaba şeyler dikmeye, bağlamaya yarayan ince sicim veya kalın iplik. Sarılmak. Çöreklenmek. Döndürmek. Çevirmek. Kalın sicim. Sicim.

Spacing out : Boşluk bırakmak. Ara vermek.

Intermittent : Kesik kesik. Süreksiz. Düzensiz aralıklı. İntermitan. Fasılalı. İntizamsız. Aralı. Kesintili.

Interleaved synonyms : pleach, discrete, reticular, sparse, distort, latticelike, sparser, weave, at intervals, spaced, tinsel, latticed, fretted, reticulate, spaced out, ruddle, episodic, raddle, twist, plait, discontinuous, braid.

 

Interleaved zıt anlamlı kelimeler, Interleaved kelime anlamı

Untwist : Bükümünü açmak. Çözmek. Çözmek için zıt yönde döndürmek. Halletmek. İplerini ayırmak. Açmak. Açılmak. İplerini çözmek.

Unweave : Dikişlerini çözmek. Çözmek. Dikiş almak. Açmak. Sökmek.

Unbraid : Örgüsünü açmak.

Interleaved antonyms : nonreticulate.