Discontinuous türkçesi Discontinuous nedir

Discontinuous ingilizcede ne demek, Discontinuous nerede nasıl kullanılır?

Discontinuous function : Süreksiz fonksiyon. Süreksiz işlev.

Discontinuous spectrum : Süreksiz izge. Kesikli görünge. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Ayrı dalga boyları için ayrık çizgilerden oluşan izge. Güneş yüzeyindeki çeşitli öğe buharlarının, ak ışık içindeki ışınımlardan kimilerini soğurmasıyla bir biçmeden geçtikten sonra kara çizgiler içeren görünge. Kesikli spektrum.

Discontinuously : Ayrı olarak. Sürekli olmadan. Kesintili olarak. Kesintili bir şekilde. Sürekli olmayarak. Ara vererek. Aralıklarla. Aralıklı olarak.

Discontinuance : Son verme. Kesilme. Fasıla. Sona erdirme. Bir süreç ya da gidişin aralıklı olarak süregelmesi. Davanın düşmesi. Ara. Aralık. Devam etmeme. Vazgeçme.

Discontinuance of business : İşi tatil etme.

Discontinuity and continuity : Toplumun birbirine karşıt, ama birbiriyle bağlantılı temel özellikleri, bk. sıçrama, süreklilik. Sıçrama ve süreklilik.

Discontinued : Durmak. Devam etmemek. Ara vermek. Artık üretilmeyen. Bırakmak. Durdurmak. Sona ermek. Kesmek. Son vermek. Baskısı tükenmiş.

Discontinuity : Bk. süreksizlik. Fasıla. Gelişme sürecinin ve değişmelerin niteliksel biçimde belirmesi. Ara. Kesiklik. Kesik olma. Süreksizlik. Özdekte ya da bir işlevde sürekli olmama özelliği. Sıçrama. Devamsızlık.

 

Discontinues : Vazgeçmek. Kesmek. Bitmek. Ara vermek. Arkası kesilmek. Devam etmemek. Kullanımdan kalkmak. Bırakmak. Sona ermek. Durmak.

Discontinuations : Sona erme. Vazgeçme. Ara. Fasıla. Duraklama. Kesme. Kesilme. Son verme. Devamsızlık.

İngilizce Discontinuous Türkçe anlamı, Discontinuous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discontinuous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asides : Kendi kendine söylenen sözler. Sahnede kendi kendine söyleme. Bir kenara. Bir tarafa (bırakırsak). Bertaraf. Oyuncunun alçak sesle söylediği söz. Apar. Bir tarafa. Bir yana. Kendi kendine söylenen sözler (tiyatro terimi).

Abnormal end : Olağandışı sonlanma.

Distent : Şişirilmiş. Esnetilmiş (eski kullanım). Soğuk. Genişletilmiş. Kibirli. Şişik. Şişmiş. Büyütülmüş.

Fitful : Değişken. Rahatsız. Düzensiz. Kısa aralıklarla bölünen.

Gashes : Yarık açmak. Yaralamak. Kertmek. Yarık. Kesmek. Derin yara açmak. Kertik. Uzunca bıçak yarası. Bıçak yarası.

Spaced : Ayrılmış. Ara vermek. Aralıklı dizmek. Espas koymak. Aralık bırakmak. Boşluk bırakmak.

Abbreviate : İhtisar etmek. Özetlemek. Kırpmak. Kısaltmak. Sadeleştirmek.

Disjunct : İzole edilmiş. Ayrılmış. Ayrık. Soyutlanmış. Bölen. Tümce belirteci. Bitişik veya komşu elementten ayrılarak gösterilmiş.

Aloof : İlgisiz. Soğuk. Uzak. Soğukça. Kendi halinde. Uzakta. Uzak duran.

Off and on : Kesintili olarak. Bazen. Zaman zaman. Ara sıra. Arada sırada.

 

Discontinuous synonyms : broken, clipping, aside, apart, at intervals, gashed, detachedly, absent, scattered, sparsest, spacing out, incisure, gashing, dissimilar, abort sequence, sparse, cutaway, brokenly, incisions, abstract syntax tree, cut, inconstant, transient, ephemeral, different, absenting, ac adapter, spasmodical, access key, noncontinuous, accent char, disjoined, spasmodic.

Discontinuous zıt anlamlı kelimeler, Discontinuous kelime anlamı

Continuous : Kesiksiz. Kesintisiz. Süregelen. Zincirleme. Devamlı. Bir kesinti ya da aralığı olmayan. Aralıksız. Devam eden. Mütemadi.

Continual : Sürekli. Ardı arkası gelmeyen. Sıkça. Durmadan. Ardı arkası kesilmeyen. Mütemadi. Devamlı. Süregelen. Aralıksız. Sık.

Unbroken : Sürekli. İşlenmemiş. Bitev. Terbiye edilmemiş. Değişmemiş. Arasız. Evcilleşmemiş. Kırılmamış. Bütün. Devamlı.

Discontinuous ingilizce tanımı, definition of Discontinuous

Discontinuous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Interrupted. Not continuous. Broken off.