Asides türkçesi Asides nedir

  • Kendi kendine söylenen sözler.
  • Apar.
  • Sahnede kendi kendine söyleme.
  • Bertaraf.
  • Bir tarafa (bırakırsak).
  • Ayrı.
  • Bir yana.
  • Oyuncunun alçak sesle söylediği söz.
  • Bir tarafa.
  • Kendi kendine söylenen sözler (tiyatro terimi).
  • Bir kenara.

Asides ingilizcede ne demek, Asides nerede nasıl kullanılır?

Seasides : Deniz kıyısındaki. Deniz kıyısı. Deniz kenarı. Sahil. Sahildeki. Kaliforniya eyaletinde şehir. Sahile ait.

Computer aside management : Bilgisayar destekli yönetim.

Action to set aside : İptal davası.

Brush aside : Yabana atmak. Aldırmamak. Boş vermek. Önemsememek. Boşlamak. Bir kenara itmek.

Call aside : Kenara çekmek. Bir tarafa çağırmak.

Did not stand aside : Bir parçası oldu. Kenarda durmadı. Katıldı. Karıştı. Dışında durmadı.

Lay aside : Ertelemek. Kenara koymak. Rafa kaldırmak. Bir kenara koymak. Vazgeçmek. Terketmek. Bir yana koymak. Bir kenara atmak (para vb). Biriktirmek. Saklamak.

Leave politics aside : Politikayı unut. Politikayı konun dışında tut. Politikayı bir kenara bırak.

Put aside : Kaldırmak. Sonraya saklamak. Kenara koymak. Bir kenara ayırmak. Saklı. Askıya almak. Biriktirmek. Kenara kaldırmak. Bir tarafa ayırmak. Bir kenara bırakmak.

Setting aside : Kenara koyma. Paylaştırma. Bir kenara koyma. Tahsis etme. Çekilme. Bölüştürme. Vazgeçme. Hisselere ayırma. Ayırma. Sarfınazar.

 

İngilizce Asides Türkçe anlamı, Asides eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Asides ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

West side : Batı yakası. Batı tarafı.

Disjunct : Ayrık. Bitişik veya komşu elementten ayrılarak gösterilmiş. Bölen. Tümce belirteci. İzole edilmiş. Soyutlanmış. Ayrılmış.

Discontinuous : Kesik. Aralıklı. Devamsız. Süreksiz. Kesikli. Kesintili. Fasılalı.

Differing : Farklı olmak. Ters düşmek. Farlı düşünmek. Benzememek. Anlaşamamak.

Another : Bambaşka. Başka bir. Başka. Sair. Başka (bir). Başkası. Öbürü. Öbür. Diğeri.

Except that : Dışında. … bir yana. Haricinde. Fakat.

Bedside : Yatak başı. Yatak yanı. Yatak başucu. Başucu. Yatağın başucu.

Dockside : Tersane yanında. Tersane yanı. Bir tersanenin hemen yanında bulunan yerde.

Away : Uzağa. Devamlı. Yola çıkmış. Deplasmanda oynanan. Durmadan. Uzakta. Deplasman maçı. Deplasmanda. Uzak.

Hand : İnsan kolunun bilekten parmak uçlarına dek uzanan, tutmaya yarayan bölümü. Devretmek. Hand. Atın yüksekliğini ölçmede kullanılan ve 10 cm’ye eşdeğer olan ölçü birimi. El. Elle vermek. (elden ele) vermek. Yakalamak. Uzatmak. El vermek.

Asides synonyms : south side, north side, out of the way, different, except for the fact that, asunder, disjoined, apart, shipside, part, blind side, aside, disjuncts, detachedly, discrete, dissimilar, region, aloof, east side, distanced, apart from.

Asides zıt anlamlı kelimeler, Asides kelime anlamı

Reverse : Tersine çevirmek. İptal etmek. Geri gitmek. Tersine döndürmek. Bozmak. Geriye doğru döndürmek. Döndürmek. Ters yönde dönmek. Yerlerini değiştirmek. Ters yüz etmek.

 

Obverse : Ters önerme. Yüz. Yüz tarafı. Yüz (para, madolyon vb). Ön yüzü (para veya madalyon). Meselenin öbür yanı. Yüzü dönük. (para) ön yüz.

Larboard : Baştarala doğru bakarken bir geminin sol tarafı. Geminin sol yanı. Geminin sol tarafı. İskele (tarafı). İskele. Geminin iskele tarafı. Geminin sol yanı. deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış denize doğru uzanan yer.

Asides antonyms : front, starboard, rear, windward, leeward.