Lay aside türkçesi Lay aside nedir
- Bir yana koymak.
- Biriktirmek.
- Bir kenara koymak.
- Kenara koymak.
- Rafa kaldırmak.
- Ertelemek.
- Saklamak.
- Bir kenara atmak (para vb).
- Terketmek.
- Vazgeçmek.
- Bırakmak.
Lay aside ingilizcede ne demek, Lay aside nerede nasıl kullanılır?
Lay : Şarkı sözü. Yaymak. Yatma. Saldırmak. Sevişme. Türkü. Şarkı. Mevki. Kaymak. Durum.
Aside : Oyuncunun rol gereği seyircilerin duyacağı biçimde, ama öbür oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi ya da konuşması. oyuncunun doğrudan seyirciye dönerek konuşması. Bir yana. Kendi kendine söylenen sözler. Bertaraf. Bir kenara. Oyuncuların sahnede, seyircilerin duyacağı ama sanki öbür oyuncuların duymayacağı biçimde kendi kendine konuşmaları. oyuncunun seyirciye dönerek konuşması (seyirciye sesleniş). Sahnede kendi kendine söyleme. Bir tarafa. Bir oyun kişisinin (oyun gereği) öbür oyun kişilerinden gizli olarak tek başına konuşması, mırıldanması, (bk. apar.). Ayrı.
Lay a foundation : Zemin yaratmak. Temelini atmak. Temel atmak.
Lay about one : Sağına soluna vurmak.
Lay an ambush : Pusuya düşürmek. Tongaya düşürmek. Tuzağa düşürmek. Pusu kurmak.
Lay an egg : Taşak geçmek. Şaka yapmak. Hatalı bir söz etmek. Fiyaskoyla sonuçlanmak. Hata yapmak. (kanada ve amerikan argosu) dalga geçmek. Yumurta yumurtlamak. Fiyasko vermek. Dalga geçmek. Fos çıkmak.
Lay an embargo on : Ambargo uygulamak. Ambargo koymak.
İngilizce Lay aside Türkçe anlamı, Lay aside eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lay aside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adjourns : Geçmek (bir yere). Sona ermek (toplantı veya oturum). Bitmek. Oturuma son vermek. Sonraya bırakmak. Geciktirmek. Tecil etmek. Ara vermek. Tehir etmek.
Blind : Hiç görmeyen ya da bütün düzeltmelere karşın iki gözündeki görme gücü, onda birden aşağı olan, bu nedenle eğitim ve öğretim etkinliklerinde görme gücünden yararlanamayan kimse. Bahane. Kamaştırmak. Göz kamaştırmak. Pusu. Köreltmek. Stor. Kapatmak. Alem.
Set aside : Reddetmek. Bertaraf etmek. İptal etmek. Arka plana atmak. Ayırmak. Bir tarafa bırakmak. Kaldırmak. Bir tarafa koymak.
Bury : Gömmek. Daldırmak. Toprağa vermek. Defin etmek. Cenazeyi kaldırmak. Defnetmek. Örtmek. Cenaze kaldırmak. Gizlemek.
Ceded : Devretmek. Vermek. Teslim etmek.
Drift : Şaşırmak. Tıkanmak. Sürüklemek. Kayma devimi. Hayatın akışına bırakmak. Bir cismin kayarak gitmesi. Toplanmak. Sapma. Kendini koyvermek.
Abandon hope : Ümitsizliğe düşmek. Ümidi kesmek. Ümidini kaybetmek. Umudunu kaybetmek.
Mothball : Güve ilacı. Uzun süreliğine muhafaza altında tutmak. Naftalin topu. Gemiyi kullanımdan çıkarıp tekrar kullanılıncaya kadar muhafaza altına almak. Naftalin.
Lay away : Birisini gömmek. Ayırmak.
Bequeath : Vasiyet etmek. Vasiyet. Miras olarak bırakmak. Miras bırakmak. Vasiyetle bırakmak.
Lay aside synonyms : adjourning, absquatulation, cumulated, racks, accumulating, back off, bequeaths, build up, accumulates, abstention, abalienate, collect in, put by, shelve, bow out of, back down, collects, cloaks, deferring, abdicate, scrap, racked, abjured, bosom, abnegate, lay down, abdicating, defers, buries, take aside, earmark, daff, put aside.

Bu kısımda Lay aside kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lay aside ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lay aside anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lay aside ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.