Set aside türkçesi Set aside nedir

Set aside ile ilgili cümleler

English: Whisk sugar and cornstarch in a bowl. Set aside.
Turkish: Bir kapta şeker ve mısır nişastasını çırpın. Bir kenara koyun.

English: He had some money in an account that he'd set aside for his kids.
Turkish: Çocuklarına ayırdığı bir hesapta biraz parası vardı.

Set aside ingilizcede ne demek, Set aside nerede nasıl kullanılır?

Set : Oyunun, karşılaşıcılardan birinin altı oyun kazanması ile biten bölümü. şöyle ki, kazanan oyuncu karşısındakinden en az iki oyun artık kalmış olsun. yoksa dönem bu durum sağlanıncaya dek sürer. Oturtmak. Küme. Dekor kurmak. Kalkan. Ayarlamak. Belirlenmiş. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. Dönem. Dediğim dedik.

Aside : Bir yana. Bir kenara. Oyuncunun alçak sesle söylediği söz. Bir oyun kişisinin (oyun gereği) öbür oyun kişilerinden gizli olarak tek başına konuşması, mırıldanması, (bk. apar.). Bertaraf. Oyuncunun rol gereği seyircilerin duyacağı biçimde, ama öbür oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi ya da konuşması. oyuncunun doğrudan seyirciye dönerek konuşması. Kendi kendine. Bir tarafa (bırakırsak). Bir tarafa. Ayrı.

 

Action to set aside : İptal davası.

Set a boat afloat : Tekneyi yüzdürmek.

Set a broken bone : Kırık bir kemiği uygun yerine yerleştirmek. Kırık bir kemiği yerine yerleştirmek.

Set a clock : Saati doğru zamana ayarlamak. Saati ayarlamak.

Set a date : Bir tarih belirlemek.

İngilizce Set aside Türkçe anlamı, Set aside eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set aside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dispose of : Satmak. Elden çıkarmak. Yemek. Kullanmak. İmha etmek. Yok etmek. Zararsız hale getirmek. Devretmek. Belirli bir düzene göre yerleştirmek. Yerleştirmek (belirli bir düzene göre).

Annihilates : Ortadan kaldırmak. Bozmak. Yenmek. Elemek. Yok etmek. İmha etmek. Yoketmek. Mahvetmek.

Dedicated : Kendini işine adamış. Tahsisli. İşine kendini adamış. Adanmış. Özel. Atanmış. İthaf olunmuş. Verilmiş.

Cast off : Örgüde ilk ilmeği atmak. (ilmek) iğneden çıkarmak. Avara etmek. Atmak. Mola. Tahmin etmek (yazının uzunluğunu). Çıkarıp atmak. Üzerinden etmek. Terk etmek.

Controverts : Çürütmek. Tartışmak. Yalanlamak. İtiraz etmek. Karşı gelmek.

Bosom : Merkez. Orta. Sine. Kucak. Çok yakın. Göğüs. Samimi. Döş. Kucaklamak. Bağır.

Bosoming : Göğüs. Bağır. Orta. Döş. Kucaklamak. Gizlemek. Kucak. Merkez. Balkon.

Allocating : Bölüştürmek. Ayırma. Paylaştırmak.

Bosoms : Bağır. Gizlemek. Koyun merkez. Göğüs. Balkon. Merkez. Kucak. Elbisenin göğüs kısmı. Orta.

Controverting : İtiraz etmek. Yalanlamak. Tartışmak. Çürütmek. Karşı gelmek.

Set aside synonyms : absconded, allot, allowing, controverted, averts, keep clear of, amasses, accumulating, aborts, declare off, abrogates, abstracted, abnegating, cloaking, disaggregated, aborting, abrogating, derived, accumulates, bury, turn a blind eye to, cloak, conceals, averted, bosomed, annihilated, cumulated, allocated, abrogate, annihilate, blindest, differentiated, build up.