Gashes türkçesi Gashes nedir

Gashes ingilizcede ne demek, Gashes nerede nasıl kullanılır?

Gashed : Yarılmış. Yırtılmış. Yaralı. Kesik. Yaralanmış.

Gash : Kertmek. Kertik. Yaralamak. Derin yara açmak. Yarık açmak. Uzunca bıçak yarası. Bıçak yarası. Derin yara. Kesmek. Yarık.

Gashing : Derin yara. Derin yara açmak. Yarık açmak. Yarık. Yaralamak. Kertmek. Uzunca bıçak yarası. Kesik. Bıçak yarası. Kesmek.

Gasholder : Gaz tankı. Gazometre. Gaz deposu. Gazölçer.

Gashouse : Gazhane.

Gas bag : Gaz torbası.

Gas alarm : Gaz alarmı.

Gas about : Çene çalmak. Laklak etmek.

Gas bladder : Birçok kemikli balıkta çeperi sindirim kanalı ile aynı yapıda, içi hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge, solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli yapı. yüzme kesesi. Hava kesesi. Gaz kesesi. Birçok kemikli balıkta çeperi sindirim kanalıyla aynı yapıda, içi hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge, solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli yapı, yüzme kesesi, gaz kesesi.

Gas ammunition : Gaz cephanesi. Çarpışma sonucu zararlı kimyasallar bırakan patlayıcılar (kimyasal silah türü).

İngilizce Gashes Türkçe anlamı, Gashes eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Gashes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Marshal : Dizmek. Tanzimattan sonra osmanlı devletinde ve 1932'den bu yana türkiye cumhuriyetinde en yüksek askerlik aşaması. Teşrifatçı. Alan yönetmeni. Polis müdürü. Önüne düşüp götürmek. Mareşal. Mahkeme icra memuru. İtfaiye şefi. Atletizm, tarih alanlarında kullanılır.

Pull together : Elbirliğiyle çalışmak. Elbirliği ile çalışmak. Duygularına hakim olmak. Kolektif çalışmak. Ekip çalışması yapmak. Birlik içinde çalışmak. Uyum içinde çalışmak.

Pluck : Toplamak. Tüylerini yolmak. Koparmak. Asılmak. Soymak. Sürüklemek. Yolmak. Koparmak (çiçek veya meyve vb'ni). Talan etmek. Zorlamak.

Hacks : Kıymak. Alelade. Tekme. Beygir. Yazar bozuntusu. Tekme yarası. Kabaca ve düzensizce kesmek. Sıradan. At.

Stack up : Bir araya toplamak. Karşılaştırmak. İstenen ölçülerde olmak. İstenen ölçülere uygun olmak. Yığılmak. Yığmak. Düzenli yığmak.

Disconnected : Dağınık. Tutarsız. Turasız. Bağlantısı kopmuş. Kopuk. Karışık. Bağlantısız. Kesilmiş. Ayrılmış.

Arrest : Yakalama. Tevkif etmek. Çekmek. Götürmek. Bitirmek. Tutuklama. Tutuklamak. Dikkatini çekmek. Önünü almak. Yakalamak.

Specs : Gözlük. Belirle.

Slotting : Yerleştirmek. Yoluna koymak. Kama kanalı. Yerine oturtmak. Yarma yıvana deliği. Oturtmak. Delik açmak.

Pince nez : Kelebek gözlük. Yaylı gözlük. Kıskaç gözlük.

Gashes synonyms : birdnest, muster up, notch, frame, cutaway, broke, indenting, come up, garner, kerfed, amputating, chafed, chappy, salvage, glean, belt up, pick, incisure, slit, cutting, shades, gab, oyster, pile up, incisions, knife wound, cranny, chasm, nut, endamaging, indent, chafes, rake.

 

Gashes zıt anlamlı kelimeler, Gashes kelime anlamı

Spread : Dağıtmak. Örtmek. Ekmeğe sürülen şey. Şölen. Yayılış. Taşınır değerler borsasında piyasa yapıcı tarafından belirlenen alış ve satış fiyatları arasındaki fark. kredi faizlerinde geri ödeme riskine göre belirlenen faiz farkı. Kurmak (sofrayı). Uzanıp gitmek. Bölüştürmek. Sirayet etmek (hastalık).

Diverge : Farklı olmak. Birbirinden ayrılmak. Uyuşmamak. Dallanmak. Açılmak. Ayırmak. Uzaklaşmak. Birbirinden uzaklaşmak. Sapmak. Ayrılmak.