Pluck türkçesi Pluck nedir

Pluck ile ilgili cümleler

English: Eve plucked fruit from the tree of knowledge.
Turkish: Havva, bilgi ağacından meyve kopardı.

English: Ali is plucking a chicken.
Turkish: Ali piliç yoluyor.

English: Do you pluck your eyebrows?
Turkish: Kaşlarını yolar mısın?

English: Ali plucked the chicken.
Turkish: Ali tavuğu yoldu.

English: Where did you pluck them?
Turkish: Onları nereden kopardın?

Pluck ingilizcede ne demek, Pluck nerede nasıl kullanılır?

Pluck off : Utandırmak. Aşağılamak. Koparmak.

Pluck out : Çıkarmak.

Pluck up by the root : Kökünden sökmek.

Would you please pluck my eyebrows : Kaşlarımı alır mısınız.

Have a crow to pluck : Meselesi olmak. Paylaşacak kozu olmak.

Pluckier : Yiğit. Azimli. Gözü pek. Yılmaz. Koçak. Cesur. Yürekli. Atılgan. Acar.

Pluckily : Cesurca.

Be plucked : Sınavdan kalmak. Sınavı geçememek. Sınavda başarısız olmak (britanya argosu). Sınavı vermemek. Sınavı verememek.

Pluckiest : Gözü pek. Acar. Yılmaz. Yürekli. Cesur. Azimli. Yiğit. Atılgan. Koçak.

Pluckiness : Yiğitlik. Cesurluk. Atılganlık.

İngilizce Pluck Türkçe anlamı, Pluck eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Pluck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pirate : Yasadışı. Korsanlık yapmak. İzinsiz çoğaltmak. Korsan gemisi. Korsanlık etmek. Korsan satış yapmak. Korsan yayın yapan kimse. Korsan.

Depredated : Kırıp geçirmek.

Eat at : Erozyona uğratmak. Aşındırmak.

Foray : Girme. Atılım (riskli). Baskın. Akın etmek. Çapulculuk. Akın. Basmak. Yağma. Yağma etmek.

Rive : Davranışları güdüleyen ve öğrenilmeden kazanılmış kalıplı eğilim ya da yatkınlık, bk. güdü. Kırmak. Yarılmak. Kırılmak. İncitmek. Parçalanmak. Yarılma. Yırtmak.

Drag : Trol. Atlı araba. Durgunlaşmak. Tarak. Sokmak. Sürüklenim. Ağırdan almak. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bitmek bilmemek.

Aggregates : Ulaşmak (toplamı). Toplam büyüklükler. Etmek (toplamı). Birleştirmek.

Attach oneself to : Takılmak. Katılmak. Askıntı olmak. Bağlanmak.

Freebooting : Yağma. Çalmak. Haydut gibi davranmak. Soygun yapmak.

Abided : Dayanmak. Durmak. Katlanmak. Kurala uymak. Baki kalmak. İkamet etmek. Uymak. Tahammül etmek. Sadik kalmak.

Pluck synonyms : gutsiness, pillaging, plowing, bring to terms, rived, forays, allures, coaxed, burgles, aggregated, drifts, plow, cozening, forayed, abide, eaten away, agglomerates, bullying, eat away, adding up, agglomerating, clamour down, absorbs, foraged, freeboot, break, bullies, loot, deplume, break off, tweeze, hook, pull off.

Pluck zıt anlamlı kelimeler, Pluck kelime anlamı

Push : Yürütmek. Uyuşturucu satmak. Dürtme. Yaklaşmak (yaş). Vuruşta elin toptan ayrılmadan bir süre kalması eylemi. Sürmek. İtme. Güç. Atılma.

 

Fearfulness : Berbatlık. Korkma durumu. Korkuyor olma durumu. Korkunçluk. Ürkeklik.

Gutlessness : Çekingenlik. Cesaret eksikliği. Ödleklik. Korkaklık.

Pluck ingilizce tanımı, definition of Pluck

Pluck kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A twitch. A pull. To make a motion of pulling or twitching. As, to pluck at one`s gown. Usually with at. The act of plucking. To draw. To pull.