Pluckiest türkçesi Pluckiest nedir

Pluckiest ingilizcede ne demek, Pluckiest nerede nasıl kullanılır?

Pluckier : Azimli. Cesur. Koçak. Yiğit. Acar. Yılmaz. Atılgan. Yürekli. Gözü pek.

Pluckily : Cesurca.

Pluckiness : Atılganlık. Cesurluk. Yiğitlik.

Plucking : Yolma. Koparma. Tüy yolma.

Pluck off : Aşağılamak. Koparmak. Utandırmak.

Have a crow to pluck : Meselesi olmak. Paylaşacak kozu olmak.

Plucks : Yolmak. Zorlamak. Koparmak. Çekmek. Tüylerini yolmak. Koparmak (çiçek veya meyve vb'ni). Sınıfta bırakmak. Asılmak. Yağmalamak. Ayıklamak (yün).

Plucked : Yağmalamak. Sürüklemek. Kopmuş. Yoluk. Talan etmek. Koparmak. Çekmek. Soymak. Yolmak. Koparılmış.

Pluck : Yolmak. Yağmalamak. Sürüklemek. Toplamak. Koparmak. Çekmek. Soymak. Zorlamak. Ayıklamak (yün). Talan etmek.

Pluck out : Çıkarmak.

İngilizce Pluckiest Türkçe anlamı, Pluckiest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pluckiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adzhar : Acaristan. Güneybatı gürcistan'ın otonom cumhuriyeti.

Gamy : Gözüpek. Av eti.

Dauntless : Gözüpek. Korkusuz.

Brave man : Er. Erkek adam. Mert adam. Aslan.

Inexorable : Acımasız. Direngen. Değişmez. İnsafsız. Boyun eğmez. Değiştirilemez. Merhametsiz. Amansız.

 

Intrepid : Gözüpek. Gözü kara. Korkusuz.

Fearless : Gözü kara. Gözüpek. Pervasız. Bıçkın. Levent. Korkusuz.

Dogged : İnatçı. Kararlı. Dik kafalı. İnat. Sebatkar. Takip edilen. Direngen.

Audacious : Korkusuz. Kaba. Atak. Cüretli. Gözüpek. Cesaretli. Yüzsüz.

Aggressive : Didişken. Çamur. Saldırı ile ilgili. Tecavüzkar. Girişken. Agresif. Saldırıcı. Kavgacı. Saldırgan.

Pluckiest synonyms : gutsiness, bardy, braver, daredevils, adventuresome, braves, gamiest, chivalric, adventurous, decisive, enterprising, hardiest, bravest, spartan, intent, gallanting, guttiest, fervid, hardier, daredevil, fixed on, ballsy, high pressure, fearlessness, brashes, doughty, spartans, brasher, bolding, assiduous, dashing, decided, brave men.

Pluckiest zıt anlamlı kelimeler, Pluckiest kelime anlamı

Fearfulness : Korkunçluk. Korkuyor olma durumu. Berbatlık. Ürkeklik. Korkma durumu.

Gutlessness : Korkaklık. Cesaret eksikliği. Çekingenlik. Ödleklik.