Plucking türkçesi Plucking nedir
- Yolma.
- Tüy yolma.
- Koparma.
Plucking ile ilgili cümleler
English: I am plucking the turkey.
Turkish: Hindiyi yoluyorum.
English: Jale started plucking her eyebrows when she was twelve years old.
Turkish: Jale on iki yaşındayken kaşlarını yolmaya başladı.
English: Ali is plucking a chicken.
Turkish: Ali piliç yoluyor.
Plucking ingilizcede ne demek, Plucking nerede nasıl kullanılır?
Pluckiness : Cesurluk. Atılganlık. Yiğitlik.
Pluckier : Acar. Cesur. Yılmaz. Koçak. Yiğit. Yürekli. Gözü pek. Azimli. Atılgan.
Pluckiest : Koçak. Acar. Cesur. Azimli. Yiğit. Yılmaz. Yürekli. Gözü pek. Atılgan.
Pluckily : Cesurca.
Pluck off : Utandırmak. Aşağılamak. Koparmak.
Would you please pluck my eyebrows : Kaşlarımı alır mısınız.
Plucks : Yağmalamak. Sürüklemek. Ayıklamak (yün). Talan etmek. Tüylerini yolmak. Koparmak. Çekmek. Yolmak. Toplamak. Koparmak (çiçek veya meyve vb'ni).
Plucky : Koçak. Azimli. Yiğit. Gözü pek. Atılgan. Yılmaz. Yürekli. Cesur. Acar. Cesur ve azimli.
Pluck out : Çıkarmak.
Pluck up by the root : Kökünden sökmek.
İngilizce Plucking Türkçe anlamı, Plucking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Plucking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Walloping : Kuyruklu (yalan vs.). Büyük. Çok büyük. Döven. Kocaman.
Avulsion : Sel basması sonucu arazinin bölünmesi. Sökme. Kopmuş doku (tıp veya medikal terimi). Kopma. Kökünden sökülme. Avülsiyon. Parça.
Conclusion : Son. Yargı. Bir araştırma ve irdelemede elde edilen sonuç. Netice. Hüküm. Anlaşma. Tümdengelimci bir dizgede sayıltılardan kaynaklanan ve bilinen çıkarım kuralları yoluyla türetilen sonuçlar. Varılan sonuç. Sonuç.
Finish : Bitiş. Sonuçlanmak. Yürüyüşçü ya da koşucunun, gövdesinin herhangi bir kesimi ile varış çizgisini geçmesi. Gitar boya veya cilasının dışarıdan görünen katı. Mükemmelleştirmek. Cilalamak. Tamamlamak. Varış. Bitirmek. Tüketmek.
Drubbing : Yenilgi. Dövme. Sopa. Kötek. Dayak.
Shutout : İş verenin işçilere toptan yol vermesi. Lokavt. Rakibe hiç sayı yaptırmama. Sayı vermeme. Taraflardan birinin hiç puan kazanmadığı oyun.
Avulsions : Sökme. Avülsiyon. Parça. Sel basması sonucu arazinin bölünmesi.
Rout : Bozgun. Araştırmak. Hezimete uğratmak. Hengame. Hezimet. Aramak. Tarumar etmek. Darmadağın etmek. Bozguna uğratmak. Eşelemek.
Thrashing : Dövme. Boşa çabalama. Dayak. Yenme. Büyük mağlubiyet. Emek kaybı. Etkinlik kaybı. Kötek. Büyük yenilgi. Yenilgi.
Lurch : Yalpalamak. Yalpalayarak yürümek. Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında). Sallana sallana yürümek. Sendelemek. Silkinmek. Yalpalama. Zor durum. Yalpa vurmak. Sallanmak.
Plucking synonyms : plumbing fixture, plumbing system, whipping, slaughter, heartbreaker, utility, debacle, lancination, defeat, trouncing, vellication, whitewash, hair removal, skunk, extort money, ending, severance, dissevering, waterloo, breaking off, failure, divulsion, tattering.
Plucking zıt anlamlı kelimeler, Plucking kelime anlamı
Beginning : Başlangıç çekidi. Kaynak. Milad. Neşet. Baş. Başlangıç. Esas. Başlama. İptida. Köken.
Victory : Yengi. Utku. Galibiyet. Zafer. Başarı. Muzafferiyet. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. New york eyaletinde yerleşim yeri. Galebe.
Success : Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Sonuç. Muvaffakiyet. Başarma. Başarı. Başarılı kimse. Sükse. Başarılmış iş. Başarılı olan kimse. Başarım.
Plucking antonyms : small, little.

Bu kısımda Plucking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Plucking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Plucking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Plucking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.