Yırtma nedir, Yırtma ne demek

  • Yırtmak işi

"Yırtma" ile ilgili cümle

  • "Gözleriyle sokakların karanlıklarını yırtmaya uğraşarak sinirli bir telaş içinde çırpınıyordu." - H. R. Gürpınar

Yerel Türkçe anlamı:

İneğin üreme organında olan bir hastalık.

Tülbent.

Tahta.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Beyaz başörtüsü üstüne örtülen örtü. (Tahtacı *Burhaniye -Balıkesir)

Yırtma hakkında bilgiler

Yırtma aşı, taze bağ yaprakları yırtılarak yapılmış olan bir yemek. İskilip çevresinde üzüm bağ yapraklarının çeşitliliğinden dolayı sıkça yapılır ve yenir. İçine yarma konur. Bağ yaprağının doğal yapısından dolayı hafif ekşidir. Üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek de yenir. Dağ köylerinde kışın salamurasından ya da kurutulmuşundan da yapılır.

Yırtma ile ilgili Cümleler

  • Kütüphane kitaplarının sayfalarını yırtmamalısın.
  • Onun bu resmi yırtmasına izin verme.
  • Onların defterlerini ben yırtmam.
  • Onları ben yırtmam.
  • Zarfı dikkatle aç, yani yırtma.
  • Kısalan etek boyları yüzünden yırtmaç denen şey tarih olmak üzere.
  • Onların kağıtlarını yırtmam.

Yırtma anlamı, tanımı:

Yırtmaç : Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık.

Yırtmaçlı : Yırtmacı olan.

Yırtmaçsız : Yırtmacı olmayan.

 

Yırtmak : Vücudu kanatacak kadar derin çizmek. Bir işi yapmaktan kurtulmak. Sağrısını mahmuzla yaralayarak binek hayvanını alıştırmak. Zorlamak. Köşeyi dönmek. Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak. Yok etmek, bastırmak.

Boğazını yırtmak : Olanca gücüyle bağırmak.

Göğsünü yırtmak : Coşkunluğunu ortaya koymak, coşmak, cıvıldamak.

Kefeni yırtmak : Ağır bir hastalıkta ölüm tehlikesini atlatmak.

Kıçını yırtmak : Bütün gücünü kullanarak uğraşmak. bağırıp çağırmak.

Taze : Bozulmamış, bayatlamamış olan. Kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı. Genç kadın. Yeni, zamanı geçmemiş. Dinç, yıpranmamış, yorulmamış.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Sarma yapılmış olan asma yaprağı.

Yemek : Isırmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Kandırmak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Ağızda çiğneyerek yutmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Yasal yoldan cezalandırılmak. Başkasının parasını harcamak. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek.

 

Çevre : Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Yağlık.

Üzüm : Asmanın taze veya kuru olarak yenilen ve salkım durumunda bulunan meyvesi.

Dolay : Bir yeri saran başka yerlerin bütünü, civar.

Yapılı : Vücudu gelişmiş, iri. Yapısı herhangi bir nitelikte olan.

Yırtmaçlı balık : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, deniziğnesigiller (Sygnathidae) familyasından, 30-35 cm kadar uzunlukta, vücudundan uzantılar çıkan, Avustralya denizlerinde yaşayan bir tür. Büyük yosun balığı. Kemikli balıklardan, deniz iğnesigiller (Syngnathidae) familyasından, 35 cm kadar uzunlukta olabilen, vücudundan uzantılar çıkan, Avustralya denizlerinde yaşayan bir tür. (anlamdaş. büyük yosun balığı Phyllopteryx eques) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının deniz-iğnesigiller (Syngnathidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 30-35 cm. Vücudundan paçavra gibi birçok uzantılar çıkar. Avustralya denizlerinde yaşar.

Diğer dillerde Yırtma anlamı nedir?

İngilizce'de Yırtma ne demek? : n. laceration

Fransızca'da Yırtma : déchirement [le]