Divulsion türkçesi Divulsion nedir

Divulsion ingilizcede ne demek, Divulsion nerede nasıl kullanılır?

Divulgate : Yaymak. İfşa etmek.

Divulgation : Açığa vurma.

Divulge : Söylemek. İfşa etmek. Deşifre etmek. Ortaya dökmek. İfşaat. Açığa vurmak. Yaymak. Açıklamak.

Divulged : İfşaat. Ortaya dökmek. İfşa etmek. Deşifre etmek. Açığa vurmak. Açıklamak. Söylemek. Yaymak.

Divulgement : Yayma. Açıklama. Açığa vurma.

Divulger : İfşa eden kişi. Yayan. İfşa eden. Ortaya döken. Açıklayan. Açığa vuran.

Non divulgence agreement : Gizlilik sözleşmesi. Gizlilik anlaşması.

Divulging : Açıklama. Ortaya dökme. Yayma. Açıklamak. İfşaat. Söylemek. Ortaya dökmek. İfşa etmek. Yaymak. İfşa etme.

Divulgers : Ortaya döken. Açığa vuran. İfşa eden. İfşa eden kişi. Yayan. Açıklayan.

Divulgences : İfşa. İlan. Açığa vurma. Yayma. İfşaat.

İngilizce Divulsion Türkçe anlamı, Divulsion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Divulsion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Component : Birleştirme yoluyla kurulan birleşik kelimelerde, birleşmeye katılan kelimelerden her biri: aslanağzı «bir çiçek adı», hanımeli «bir çiçek adı», kadıngöbeği «bir tatlı türü», katırtırnağı «bir bitki adı» birleşik kelimelerinde bu birleşimi oluşturan aslan, ağız, hanım, el, kadın, göbek vb. kelimeler birer birleşen durumundadır. üretici-dönüşümlü (transfoarmational) gramerde, tabanı oluşturduğu kabul edilen ögelerden her biri. Öğe. Bölük. Bileşen. Cüz. Katkı maddeleri de dahil olmak üzere, gıdanın üretiminde ve hazırlanmasında kullanılan ve son üründe bulunan maddeler. Unsur. Birleşen. Tamamlayıcı parça. Bileşken.

 

High point : Yüksek nokta. North carolina eyaletinde şehir. En dikkat çekici veya çeken kısım. En eğlenceli veya keyifli veya güzel kısım. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. En önemli parça veya olay.

Ingredient : Madde (karışımdaki). Karışımı oluşturan madde. İçerik. Bileşim maddesi. Muhteva. Etken. İngrediyent. Bir karışımı veya bileşiği oluşturan maddelerden her biri. Bir şeyin terkibine giren madde. Cüz.

Half : Yarı yarıya. Ara. Devre. Nısıf. Hemen hemen. Buçuk. Kısmen. Yarı. Yarım. Neredeyse.

Breaking off : Cam koparma. Kopma. Kesilme.

Section : Bölmek. Kesimlemek. Bölüm. Bir okul ya da üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan alt-birimlerinden her biri. bir üniversite ya da yüksek okulu oluşturan başlıca yönetim birimlerinden her birine verilen ad. Kısım. Kol. Parçalara ayırmak. Bilgisayar, biyoloji, eğitim alanlarında kullanılır. Kesit almak. Bölge.

Game : Cesur. Kumar oynamak. Yiğit. Taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyle elde edilen sonuç; şöyle ki, kazanan yan öbüründen en az iki sayı artık olsun. yoksa oyun bu durum sağlanıncaya dek sürer. Sakat. Av eti. Eğlenme. Oyun. Dolap.

 

Construct : Oluşturmak. Yapmak. İmar etmek. Tertip etmek. Kurmak. Çizmek. Düzenlemek. Dikmek. İmal etmek. İnşa etmek.

Chukker : Devre (polo).

Element : Amil. Cevher. Atmosferik güçler. Bir parça. Cüz. Bütünün gerekli parçası. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir halkbilim olay ya da ürününün en küçük birimi, bk. örge, anakonu, örge tümgesi, örnek. Unsur. Esas.

Divulsion synonyms : special forces, army unit, u. s. army special forces, final period, united states army special forces, battle group, extort money, avulsions, quarter, tearing, conception, concept, chukka, period, second period, plucking, severance, factor, laceration, lacerations, frame, round, avulsion, inning, end, lancination, turn, middle, first period, diremption, army corps, tattering, bout.

Divulsion zıt anlamlı kelimeler, Divulsion kelime anlamı

End : Ölüm. Bitiş çekidi. Son vermek. Bitmek. Sonuca ulaşmak. Uç. Kalıntı. Son bulmak. Bitirmek.

Misconception : Yanlış kavram. Yanlış anlama. Yanlış fikir. Kavram hatası. Yanlış kanı. Kavram yanılgısı. Yanlış yorum. Yanlış kavrama.

Beginning : Kaynak. Baş. Başlangıç noktası. Başlama. Milad. Neşet. Başlangıç. İlk adım. İptida. Menşe.

Divulsion antonyms : middle, inactivity.