High point türkçesi High point nedir

  • Yüksek nokta.
  • En dikkat çekici veya çeken kısım.
  • En önemli parça veya olay.
  • North carolina eyaletinde yerleşim yeri.
  • North carolina eyaletinde şehir.
  • En eğlenceli veya keyifli veya güzel kısım.

High point ingilizcede ne demek, High point nerede nasıl kullanılır?

High : Direnmek. Kabarmak. Zirve. Yüksek basınçlı bölge. Yüksek. Öfkelenmek. Uçma. Büyük vites. Necip. Lise.

Point : İşaret etmek. Puan. Punto. Noktalamak. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Nokta. Sivrilmek. Çıkmak (çıban vb). Tevcih etmek. Uç.

High alloy steel : Yüksek alaşım çeliği.

High altitude : Yüksek irtifa. Yüksek rakım. 10 bin metrenin üzeri.

High altitude airplane : Yüksek irtifa uçağı.

High altitude disease : Yüksek rakım hastalığı. Yüksek irtifa hastalığı.

İngilizce High point Türkçe anlamı, High point eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak High point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bens : Zirve. En tepe nokta. İç oda.

Elevation point : Yükselme noktası. Bir haritada en yüksek noktayı gösteren işaret (dünya yüzeyinden deniz seviyesinden vs).

Ben : İç oda. Zirve. En tepe nokta. Sorkun ağacı.